عَنِ الْأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ قَالَ: أَتَانَا مُعَاذُ بْنُ جَبَلٍ بِالْيَمَنِ مُعَلِّمًا وَأَمِيرًا، فَسَأَلْنَاهُ عَنْ رَجُلٍ تُوُفِّيَ وَتَرَكَ ابْنَتَهُ وَأُخْتَهُ، فَأَعْطَى الِابْنَةَ النِّصْفَ وَالْأُخْتَ النِّصْفَ. وَنَبِيُّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَوْمَئِذٍ حَيٌّ.
Esved İbnu'l-Yezîd anlatıyor: "Bize Yemen'e Muâz radıyallahu anh, muallim ve emir olarak geldi. Ona, bir kızla bir kız kardeş bırakarak ölen kimsenin veraset durumu hakkında sorduk. O, kıza yarım, kız kardeşe de yarım pay verdi. O sırada Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm hayattaydı."