HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

TEŞEKKÜR

4 hadis

مَنْ صُنِعَ إِلَيْهِ مَعْرُوفٌ فَقَالَ لِفَاعِلِهِ: جَزَاكَ اللَّهُ خَيْرًا، فَقَدْ أَبْلَغَ فِي الثَّنَاءِ.

Üsâme İbnu Zeyd (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Kim, kendisine yapılan bir iyiliğe karşı, bunu yapana: Cezâkellâhu hayran (Allah sana hayırlı mükâfat versin!) derse teşekkürü en mükemmel şekilde yapmış olur.'"

Kütüb-i Sitte 958, Tirmizî, Birr 86, (2036).

مَنْ أُعْطِيَ عَطَاءً فَوَجَدَ فَلْيَجْزِ بِهِ، وَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَلْيُثْنِ، فَإِنَّ مَنْ أَثْنَى فَقَدْ شَكَرَ، وَمَنْ كَتَمَ فَقَدْ كَفَرَ، وَمَنْ تَحَلَّى بِمَا لَمْ يُعْطَهُ كَانَ كَلَابِسِ ثَوْبَيْ زُورٍ.

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): 'Kim bir ihsana mazhar olursa, bulduğu takdirde karşılığını hemen versin; bulamazsa, verene senâda bulunsun. Zira onu övmekle teşekkürünü yerine getirmiş olur. Ketmeden nankörlük etmiş olur.' dedi. Tirmizî'nin rivayetinde şu ziyâde var: 'Kim de kendisine verilmeyenle süslenirse iki yalan elbisesi giyen gibi olur.'"

Kütüb-i Sitte 959, Tirmizî, Bir 86, (2035); Ebu Dâvud, Edeb 12, (4813, 4814).

مَنْ لَمْ يَشْكُرِ النَّاسَ لَمْ يَشْكُرِ اللَّهَ.

Ebû Saîd (radıyallahu anh)'den gelen bir rivayette, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: "Halka teşekkürde bulunmayan Allah'a da şükretmez."

Kütüb-i Sitte 960, Tirmizî, Bir 35, 1955); Ebu Dâvud, Edeb 12, (4811).

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Muhacirler hicretle Medine'ye gelip (Ensar'ın yardımlarını gördükleri) vakit şöyle dediler: "Ey Allah'ın Resûlü! Biz, çok maldan böylesine cömertçe veren, az maldan da yardımı böylesine güzel yapan, aralarına inmiş bulunduğumuz şu Medinelilerden başka bir kavmi hiç görmedik! Bize bedel işlerimizi yaptılar, hayatımızı düzene koymada yardımcı oldular. Biz (hicret ve ibadetlerimizle kazandığımız) sevapların hepsini onlar alacak diye korkuyoruz!" Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara şu cevabı verdi: "Hayır! Onlar sizin dua ve teşekkürlerinizden hâsıl olan sevabı alacaklar."

Kütüb-i Sitte 961, Tirmizî, Kıyâmet 45, (2489); Ebu Davud, Edeb 12, (4812).