HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

VİTİR NAMAZI

22 hadis

الْوِتْرُ حَقٌّ، فَمَنْ لَمْ يُوتِرْ فَلَيْسَ مِنَّا، الْوِتْرُ حَقٌّ، فَمَنْ لَمْ يُوتِرْ فَلَيْسَ مِنَّا، الْوِتْرُ حَقٌّ، فَمَنْ لَمْ يُوتِرْ فَلَيْسَ مِنَّا.

Hz. Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Vitr namazı haktır. Kim bunu kılmazsa bizden değildir." Bunu Efendimiz üç kere tekrar etti."

Kütüb-i Sitte 2955, Ebu Dâvud, Salât 337, (1419).

الْوِتْرُ لَيْسَ بِحَتْمٍ كَصَلَاتِكُمُ الْمَكْتُوبَةِ، وَلَكِنْ سَنَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَقَالَ: إِنَّ اللَّهَ وِتْرٌ يُحِبُّ الْوِتْرَ، فَأَوْتِرُوا يَا أَهْلَ الْقُرْآنِ.

Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Vitir namazı farz namaz gibi kesin değildir. Ancak Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Allahu Teâlâ hazretleri tektir, teki sever, öyleyse ey ehl-i Kur'an, vitri kılın!" buyurmuştur."

Kütüb-i Sitte 2956, Tirmizî, Salât 333 (453, 454); Ebu Dâvud, Sa1ât 336, ( 1416) ; Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 27, (3, 228, 229).

عن ابن محيريز أن رجلا من بني كنانة يدعى المخدجي، سمع رجلا بالشام يدعى أبا محمد يقول: إن الوتر واجب. قال المخدجي: فرحت إلى عبادة بن الصامت فأخبرته، فقال عبادة: كذب أبو محمد، سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول: خمس صلوات كتبهن الله على العباد، فمن جاء بهن لم يضيع منهن شيئا استخفافا بحقهن، كان له عند الله عهد أن يدخله الجنة، ومن لم يأت بهن فليس له عند الله عهد، إن شاء عذبه، وإن شاء أدخله الجنة.

İbnu Muhayrîz anlatıyor: "Benî Kinâne'den el-Muhdicî denen bir adam, Şam'da Ebu Muhammed diye künyesi olan bir adamın, 'Vitir namazı vaciptir.' dediğini işitti. Kinanî dedi ki: 'Ben bunu Ubade İbnu's-Sâmit'e (radıyallahu anh) sordum da o, 'Ebu Muhammed hata etmiş. Ben Resulullah'ı (aleyhissalâtu vesselâm) dinledim, şöyle demişti: Allah'ın kulları üzerine yazıp farz kıldığı beş namaz mevcuttur. Kim onları eda eder, istihfafla herhangi bir eksikliğe meydan vermeden tam yaparsa Allah indinde ona verilmiş bir söz vardır: Onu cennete koyacaktır. Onları kılmayana ise Allah'ın bir vaadi yoktur. Dilerse azap eder, dilerse cennete koyar.' dedi."

Kütüb-i Sitte 2957, Muvatta, Salâtu'l-Leyl 14, (1,123); Ebu Dâvud, Salât 9, (425); 337, (1420); Nesâî, Salât 6, (1, 230).

عن ابن عمر رضي الله عنهما، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: اجعلوا آخر صلاتكم بالليل وترا.

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Gece namazınızın sonu tek olsun.'"

Kütüb-i Sitte 2958, Buharî, Vitr 4; Müslim, Müsafirîn l49, (751); Ebu Dâvud, Salât 343, (1438); Nesâî, Kıyâmu'l- Leyl 30, (3, 230, 231).

İmam Mâlik, İbnu Mes'ûd'dan naklediyor: "İbnu Mes'ûd demiştir ki: 'Geceleyin kılacağınız namazın sonunu tek kılın.'"

Kütüb-i Sitte 2959

الْوِتْرُ حَقٌّ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ، فَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يُوتِرَ بِخَمْسٍ فَلْيَفْعَلْ، وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يُوتِرَ بِثَلَاثٍ فَلْيَفْعَلْ، وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يُوتِرَ بِوَاحِدَةٍ فَلْيَفْعَلْ.

Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Vitir her müslüman üzerine bir haktır (vazifedir). Kim beş ile vitir kılmayı severse yapsın. Kim de üç ile vitir kılmak isterse yapsın. Kim tek rek'atla vitr kılmayı dilerse kılsın."

Kütüb-i Sitte 2960, Ebu Dâvud, Salât 338, (1422); Nesâî, Salâtu'l-Leyl 40,(3,238, 239) İbnu Mace, İkâmet, 123, (1190).

كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُوتِرُ بِثَلَاثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً، فَلَمَّا كَبِرَ وَضَعُفَ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ.

Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) on üç rek'at kılarak vitir yapardı. İhtiyarlayıp zayıflayınca yedi rek'atte vitir yaptı."

Kütüb-i Sitte 2961, Tirmizî, Salât 336, (458); Nesâî, Kıyamu'l-Leyl 30, 40, 45, (3, 237, 243).

الْوِتْرُ رَكْعَةٌ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ.

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Vitir gecenin sonunda kılınır."

Kütüb-i Sitte 2962

Buharî'nin bir rivayetinde şöyle denmiştir: "Gece namazı ikişer ikişerdir. Gece namazından ayrılacağın zaman, tek rek'at daha kıl, bu sana kıldığın namazların tek olmasını sağlar."

Kütüb-i Sitte 2963, Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 26, (3, 227, 228); 35, (3, 233).

Abdülazîz İbnu Cüreyc anlatıyor: "Hz. Aişe'ye (radıyallahu anhâ) Resulullah'ın ne ile vitir namazı kıldığını sorduk. Dedi ki: 'Birinci rek'atte Sebbihisme Rabbike'l-a'lâ'yı, ikinci rek'atte Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn suresini, üçüncü rek'atte de Kul hüvallahu ehad ve Muavvizateyn'i okurdu.'"

Kütüb-i Sitte 2964, Nesâi, Kıyamu'l-Leyl 47, 48, (3, 244,245).

Hârice İbnu Huzafe (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Allah size öyle bir namazla imdâd etti ki o, sizin için kızıl deve sürülerinden daha hayırlıdır. İşte bu namaz vitirdir. Allah onu sizin için yatsı namazı ile şafağın sökmesi arasına koydu.'"

Kütüb-i Sitte 2965, Ebu Dâvud, Salât 336, (1418); Tirmizî, Salât 332; (452).

قُلْتُ لِعَائِشَةَ مَتَى كَانَ يُوتِرُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ كُلَّ ذَلِكَ قَدْ فَعَلَ أَوْتَرَ أَوَّلَ اللَّيْلِ وَوَسَطَهُ وَآخِرَهُ وَلَكِنِ انْتَهَى وِتْرُهُ حِينَ مَاتَ إِلَى السَّحَرِ.

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) her gece vitir kılardı. Gecenin evvelinde de kıldı, ortasında da kıldı, sonunda da kıldı; ölümü sırasında gecenin sonunda kıldı."

Kütüb-i Sitte 2966, Ebu Dâvud, Salât 343, (1435,1437).

مَنْ خَافَ أَنْ لَا يَقُومَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ فَلْيُوتِرْ أَوَّلَهُ، وَمَنْ طَمِعَ أَنْ يَقُومَ آخِرَهُ فَلْيُوتِرْ آخِرَ اللَّيْلِ، فَإِنَّ صَلَاةَ آخِرِ اللَّيْلِ مَشْهُودَةٌ، وَذَلِكَ أَفْضَلُ. وَقَالَ أَبُو مُعَاوِيَةَ: مَحْضُورَةٌ.

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: 'Kim gecenin sonunda kalkamamaktan korkarsa vitri gecenin başında kılsın. Kim gecenin sonunda kalkmayı umuyorsa vitri gecenin sonunda kılsın. Çünkü gecenin sonunda kılınan namaz (gece ve gündüz meleklerinin huzurlarında ve şehadetleri altında kılındığı için) meşhûd ve mahzûrdur. Bu yüzden (gecenin başında kılınana nazaran) daha faziletlidir.'"

Kütüb-i Sitte 2967, Müslim, Müsafirin 162, (755); Tirmizî, Salât 334, (455).

أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لِأَبِي بَكْرٍ: مَتَى تُوتِرُ؟ قَالَ: أُوتِرُ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ. وَقَالَ لِعُمَرَ: مَتَى تُوتِرُ؟ قَالَ: آخِرَ اللَّيْلِ. فَقَالَ لِأَبِي بَكْرٍ: أَخَذَ هَذَا بِالْحَزْمِ. وَقَالَ لِعُمَرَ: أَخَذَ هَذَا بِالْقُوَّةِ.

Ebu Katâde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ebu Bekr (radıyallahu anh)'e: 'Vitri ne zaman kılıyorsun?' diye sordu. Hz. Ebu Bekr: 'Gecenin başında kılıyorum!' dedi. Aynı şekilde: 'Vitri ne zaman kılıyorsun?' diye Hz. Ömer'e de sordu. Hz. Ömer: 'Gecenin sonunda kılıyorum!' dedi. Bunun üzerine aleyhissalâtu vesselâm, Hz. Ebu Bekr'e: 'Sen ihtiyatla amel ediyorsun!' dedi. Hz. Ömer'e de: 'Sen de kuvvetli olanla amel ediyorsun!' buyurdu."

Kütüb-i Sitte 2968, Muvatta, Salâtu'l-Leyl 16, (1,124); Ebu Dâvud, Salât 342, (1434).

عَنِ ابْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: صَلَاةُ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ مَثْنَى مَثْنَى.

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Gece ve gündüz namazları ikişer ikişerdir."

Kütüb-i Sitte 2969, İbnu Mâce, İkâmet 172, ( 1322).

عَنْ أَبِي سَعِيدٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ نَامَ عَنِ الْوِتْرِ أَوْ نَسِيَهُ فَلْيُصَلِّ إِذَا ذَكَرَ وَإِذَا اسْتَيْقَظَ.

Ebu Saîd (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Vitir namazını kılmadan kim uyur veya unutursa, hatırladığında veya uyandığında hemen kılsın."

Kütüb-i Sitte 2970, Ebu Dâvud, Salât 341, (1431);Tirmizî, Salât 342, (465).

عَنْ أَبِي جَمْرَةَ قَالَ: سَأَلْتُ عَائِذَ بْنَ عَمْرٍو، وَكَانَ مِنْ أَصْحَابِ الشَّجَرَةِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ: هَلْ يُنْقَضُ الْوِتْرُ؟ قَالَ: إِذَا أَوْتَرْتَ مِنْ أَوَّلِهِ فَلَا تُوتِرْ مِنْ آخِرِهِ. وَزَادَ رَزِينٌ رَحِمَهُ اللَّهُ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَا وِتْرَانِ فِي لَيْلَةٍ.

Ebu Cemre anlatıyor: Ashab-ı Şecere'den (radıyallahu anhüm) olan Âiz İbnu Amr'a sordum: "Vitir namazı nakzedilir mi?" "Eğer evvelinde vitir kıldıysan, âhirinde vitir kılma" dedi. Rezîn merhum şunu ilave eder: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: Bir gecede iki vitir kılınmaz."

Kütüb-i Sitte 2971, Buharî, Megazî 35. Rezîn merhum şunu ilave eder: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "Bir gecede iki vitir kılınmaz."

عَنْ نَافِعٍ أَنَّهُ قَالَ: كُنْتُ مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ بِمَكَّةَ، وَالسَّمَاءُ مُغِيمَةٌ، فَخَشِيَ عَبْدُ اللَّهِ الصُّبْحَ، فَأَوْتَرَ بِوَاحِدَةٍ، ثُمَّ انْكَشَفَ الْغَيْمُ، فَرَأَى أَنَّ عَلَيْهِ لَيْلًا، فَشَفَعَ بِوَاحِدَةٍ، ثُمَّ صَلَّى بَعْدَ ذَلِكَ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ، فَلَمَّا خَشِيَ الصُّبْحَ أَوْتَرَ بِوَاحِدَةٍ.

Nâfi anlatıyor: "Ben, İbnu Ömer (radıyallahu anh) ile Mekke'deydim. Hava bulutlu olduğu için sabah namazını kaçırmaktan korkuyordu. Tek rek'at kılarak vitir yaptı. Sonra bulutlar açıldı. Gördü ki daha üzerinde gece var. Bir rek'at daha kılarak (önceki teki) çiftledi, sonra ikişer rek'at namaz kıldı. Sabahın geçmesinden korkunca bir rek'at daha kılarak vitir yaptı."

Kütüb-i Sitte 2972, Muvatta, Salâtu'l-Leyl 19, (1, 125).

عَنْ عَائِشَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ لَا يُسَلِّمُ فِي رَكْعَتَيِ الْوِتْرِ.

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) vitrin ilk iki rek'atinde selam vermezdi."

Kütüb-i Sitte 2973, Nesâî, Kıyamu'l-Leyl 36, (3, 235).

عَنْ نَافِعٍ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ كَانَ يُسَلِّمُ بَيْنَ الرَّكْعَتَيْنِ وَالرَّكْعَةِ فِي الْوِتْرِ، حَتَّى يَأْمُرَ بِبَعْضِ حَاجَتِهِ.

Nâfi anlatıyor: "Abdullah İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), vitirde iki rek'at ile bir rek'at arasında selam verirdi; hatta bu sırada bazı ihtiyaçları için emir verirdi."

Kütüb-i Sitte 2974, Buharî, Vitr 1, Muvatta, Salâtu'l-Leyl 20, (1, 125).

صَلَاةُ الْمَغْرِبِ وِتْرُ النَّهَارِ

Muvatta'nın bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Akşam namazı gündüzün vitridir."

Kütüb-i Sitte 2975, Muvatta, Salâtu'l- Leyl 22, (1, 125).

عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَقُولُ فِي وِتْرِهِ: «اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ، وَأَعُوذُ بِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْكَ، لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ، أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ»

Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) vitrini kılarken şu duayı okurdu: "Allah'ım! Gazabından rızana sığınırım. Cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana (yapılması gereken) senayı sayamam. Sen, kendi nefsine yaptığın övgüdeki gibisin."

Kütüb-i Sitte 2976, Tirmizî, Dâ'avât 123, (3561); Ebu Dâvud, Salât 340, (1427); Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 51, (3, 249).