HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

İBNU'Z-ZÜBEYR DEVRİ

1 hadis

Ebu Nevfel anlatıyor: "Abdullah İbnu'z-Zübeyr radıyallahu anhümâ'yı (Mekke'deki) Akabetü'l-Medine (denilen yerde) (asılmış) gördüm. Kureyş ve diğer halk onun yanına gelmeye başlamıştı. Derken Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhümâ da geldi. Yanında durdu. "es-Selâmu aleyke ey Ebu Hubeyb!" dedi ve bu selamı üç kere tekrar etti. Sonra sözlerine devamla (üç kere de) "Vallahi seni bu işten men etmiştim (ama beni dinlemedin)" deyip şunları söyledi: "Vallahi, benim bildiğime göre sen, çok oruç tutan, çok namaz kılan, yakınlara çokça yardımcı olan bir kimseydin. Vallahi, en kötüsü sen olan bir ümmet mutlaka en hayırlı bir ümmettir!" Haccâc'a, Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhümâ'nın İbnu'z-Zübeyr karşısındaki tavrı ve söylediği bu sözler ulaştı. Derhal adam göndererek İbnu'z-Zübeyr'in cesedini asılı olduğu kütükten indirip, Yahudilerin kabirlerine attırdı. Sonra annesi Esma Bintu Ebi Bekr radıyallahu anhâ'ya da bir adam gönderip çağırttı. Fakat kadıncağız gitmekten imtina etti. Haccâc ikinci bir elçi gönderdi ve: "Ya bana kendi rızanla gelirsin ya da seni saç örgülerinden sürüyerek getirecek birisini gönderirim!" dedi. Esmâ yine imtina edip: "Sen, örgülerimden tutup beni sürükleyecek birini gönderinceye kadar vallahi gelmeyeceğim!" dedi. Haccâc: "Bana ayakkabılarımı gösterin!" dedi. Pabuçlarını alıp, çalımla koşup Esmâ'nın yanına girdi. "Allah düşmanına ne yaptığımı gördün mü?" dedi. "Ona dünyasını berbat ettiğini, onun da senin ahiretini berbat ettiğini gördüm. Bana ulaştığına göre ona: "Ey iki kuşaklının oğlu!" demişsin. Vallahi iki kuşaklı benim. Onlardan biriyle ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın ve Ebu Bekr'in (hicret sırasındaki) yiyeceklerini bağladım. Diğeri de kadının belinden ayırmadığı kuşağıdır. Şunu ilave edeyim ki, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana: "Sakif'te bir yalancı, bir de zalim var!" demişti. Yalancıyı gördük. Zalime gelince, bunun da ancak sen olacağını zannediyorum!" dedi. Haccâc, hiç cevap vermeden yanından ayrıldı."

Kütüb-i Sitte 4787, Müslim, Fezailu's-Sahabe 229, (2545) Rezin şu ilavede bulundu: "Haccac (bilahare) demiş ki: "Ben Esma'nın yanına onu üzmek için girmiştim, ama o beni üzdü."