İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Taif'i kuşatınca hiçbir netice elde edemedi. Bunun üzerine: "İnşaallah yarın yolcuyuz (muhasarayı kaldıracağız)" dedi. Bu, ashabın pek ağrına gitti: "Yani, Taif'i fethetmeden gidecek miyiz?" Bir rivayette: "Dönecek miyiz?" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm da: "Sabahleyin saldırın!" buyurdular. Sabahleyin saldırdılar ve birçokları yaralar aldı. Resûlullah tekrar: "Yarın inşaallah gideceğiz!" buyurdular. Bu sefer askerler memnun kaldılar. Aleyhissalâtu vesselâm (onların hâline) güldü."
HADİS KÜTÜPHANESİ
Kütüb-i Sitte
TAİF GAZVESİ
أَنَّ وَفْدَ ثَقِيفٍ لَمَّا قَدِمُوا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْزَلَهُمُ الْمَسْجِدَ لِيَكُونَ أَرَقَّ لِقُلُوبِهِمْ، فَاشْتَرَطُوا عَلَيْهِ أَنْ لَا يُحْشَرُوا وَلَا يُعْشَرُوا وَلَا يُجَبَّوْا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَكُمْ أَنْ لَا تُحْشَرُوا وَلَا تُعْشَرُوا، وَلَا خَيْرَ فِي دِينٍ لَيْسَ فِيهِ رُكُوعٌ.
Osman İbnu Ebi'l-As radıyallahu anh anlatıyor: "Sakif hey'eti geldiği zaman, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanına indiler. Aleyhissalâtu vesselâm onları mescidde ağırladı, ta ki kalplerini daha bir rikkate getirip müessir olsun. Onlar (müslüman olup bey'at yapmak için) öşür alınmamasını, cihada çağrılmamalarını ve namazın kendilerine farz kılınmamasını şart koştular. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: 'Sizden öşür alınmasın, cihada da çağırılmayın. Ama rükûsuz (namazsız) bir dinde hayır yoktur' buyurdu."
عَنْ وَهْبٍ قَالَ: سَأَلْتُ جَابِرًا عَنْ شَأْنِ ثَقِيفٍ إِذْ بَايَعَتْ، قَالَ: اشْتَرَطَتْ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ لَا صَدَقَةَ عَلَيْهَا وَلَا جِهَادَ، وَأَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَعْدَ ذَلِكَ يَقُولُ: سَيَتَصَدَّقُونَ وَيُجَاهِدُونَ إِذَا أَسْلَمُوا.
Vehb İbnu Münebbih anlatıyor: "Câbir'e, 'Bey'at yaptıkları zaman Sakif'in durumu ne idi?' diye sordum. 'Sadaka (zekât = vergi) vermemeyi, cihad etmemeyi şart koştular' dedi ve Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: '(Onlar gerçek manada müslüman olunca, kendiliklerinden) zekât da verecekler, cihada da katılacaklar!' dediğini işittiğini söyledi."