Kütüb-i Sitte

4267 numaralı hadis

عَنْ وَهْبٍ قَالَ: سَأَلْتُ جَابِرًا عَنْ شَأْنِ ثَقِيفٍ إِذْ بَايَعَتْ، قَالَ: اشْتَرَطَتْ عَلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ لَا صَدَقَةَ عَلَيْهَا وَلَا جِهَادَ، وَأَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بَعْدَ ذَلِكَ يَقُولُ: سَيَتَصَدَّقُونَ وَيُجَاهِدُونَ إِذَا أَسْلَمُوا.

Vehb İbnu Münebbih anlatıyor: "Câbir'e, 'Bey'at yaptıkları zaman Sakif'in durumu ne idi?' diye sordum. 'Sadaka (zekât = vergi) vermemeyi, cihad etmemeyi şart koştular' dedi ve Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: '(Onlar gerçek manada müslüman olunca, kendiliklerinden) zekât da verecekler, cihada da katılacaklar!' dediğini işittiğini söyledi."

Kütüb-i Sitte 4267, Ebu Davud, Harac 26, (3025).