HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

İNSANLARIN KUSURLARINI ARAŞTIRMAK VEYA ÖRTMEK

4 hadis

Hz. Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: "(Bir gün) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm minbere çıkıp yüksek sesiyle şöyle nida etti: 'Ey diliyle Müslüman olup da kalbine iman nüfuz etmemiş olan (münafık)lar! Müslümanlara eza vermeyin, onları kınamayın, kusurlarını araştırmayın. Zira kim Müslüman kardeşinin kusurunu araştırırsa, Allah da kendisinin kusurlarını araştırır. Allah kimin kusurunu araştırırsa, onu, evinin içinde (insanlardan gizli) bile olsa rüsvay eder.' İbnu Ömer bir gün Ka'be'ye nazar etti ve: 'Şânın ne yüce, hürmetin ne yüce! Ancak mü'minin Allah yanındaki hürmeti senden de yüce!' dedi."

Kütüb-i Sitte 3403, Tirmizi, Birr 85, (2033).

عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ رَأَى عَوْرَةً فَسَتَرَهَا، كَانَ كَمَنْ أَحْيَا مَوْءُودَةً».

Ukbe İbnu Âmir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Kim bir ayıp görür ve onu örterse, diri diri gömülmüş bir kızı ihya etmiş gibi olur.'"

Kütüb-i Sitte 3404, Ebu Dâvud, Edeb 45 (4891).

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا يَسْتُرُ عَبْدٌ عَبْدًا فِي الدُّنْيَا إِلَّا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ».

Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Bir kul dünyada bir kulu örterse, Allah Kıyamet günü onu mutlaka örter.'"

Kütüb-i Sitte 3405, Müslim, Birr 72, (2590).

عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، قَالَ: أُتِيَ ابْنُ مَسْعُودٍ، فَقِيلَ: هَذَا فُلَانٌ تَقْطُرُ لِحْيَتُهُ خَمْرًا، فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ: «إِنَّا قَدْ نُهِينَا عَنِ التَّجَسُّسِ، وَلَكِنْ إِنْ يَظْهَرْ لَنَا شَيْءٌ نَأْخُذْ بِهِ».

Zeyd İbnu Vehb anlatıyor: "İbnu Mes'ud radıyallahu anh'a bir adam getirilip: 'Şu herif falancadır, sakalından şarap damlıyor.' denildi. Abdullah radıyallahu anh: 'Ben tecessüsten men edildim. Lâkin bize bir şey zâhir olursa onu ele alırız!' cevabını verdi."

Kütüb-i Sitte 3406, Ebu Dâvud, Edeb 44, (4890).