HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

SİHİR VE KEHANET

4 hadis

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «مَنْ عَقَدَ عُقْدَةً ثُمَّ نَفَثَ فِيهَا فَقَدْ سَحَرَ، وَمَنْ سَحَرَ فَقَدْ أَشْرَكَ، وَمَنْ تَعَلَّقَ شَيْئًا وُكِلَ إِلَيْهِ».

Hz. Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur, sonra da ona üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer. Kim bir şey asarsa, o astığı şeye havale edilir."

Kütüb-i Sitte 2212, Nesâî, Tahrim 19, (7,112).

عَنْ صَفِيَّةَ، عَنْ بَعْضِ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ أَتَى عَرَّافًا فَسَأَلَهُ عَنْ شَيْءٍ، لَمْ تُقْبَلْ لَهُ صَلَاةٌ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً».

Safiyye Bintu Ebî Ubeyd, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın zevce-i pâklerinden naklen anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Kim bir arrâfa (kâhine) gelir, bir şeyler sorarsa, kırk gün namazı kabul edilmez."

Kütüb-i Sitte 2213, Müslim, Selâm 125, (2230).

وعن عائشة رضي الله عنها قالت: سُحِرَ رسولُ الله صلى الله عليه وسلم حتى إنه ليُخَيَّلُ إليه أنه فعل الشيءَ وما فعله، حتى إذا كان ذات يوم وهو عندي دعا الله ثم دعاه، ثم قال: «أشعرتِ يا عائشة أن الله تعالى قد أفتاني فيما استفتيته فيه؟» قلت: وما ذاك يا رسول الله؟ قال: «جاءني رجلان، فقعد أحدهما عند رأسي والآخر عند رجلي، فقال أحدهما لصاحبه: ما وجع الرجل؟ قال: مطبوب. قال: ومن طبَّه؟ قال: لبيد بن الأعصم اليهودي من بني زريق. قال: في ماذا؟ قال: في مشط ومشاطة وجُفِّ طلعة ذكر. قال: فأين هو؟ قال: في بئر ذروان». فذهب صلى الله عليه وسلم في أناس من أصحابه إلى البئر، فنظر إليها وعليها نخل، ثم رجع إلى عائشة فقال: «والله لكأن ماءها نُقاعة الحناء، ولكأن نخلها رؤوس الشياطين». قلت: يا رسول الله، أفأخرجته؟ قال: «أما أنا فقد عافاني الله تعالى وشفاني، وخشيت أن أثير على الناس منه شرًّا». وأمر بها فدُفنت.

Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e (yahudîler tarafından) sihir yapıldı. Öyle ki, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yapmadığı bir şeyi yaptım vehmine düşüyordu. Bir gün benim yanımda iken Allah'a dua etti, sonra tekrar dua etti. Ve dedi ki: "Ey Aişe, hissettin mi, sorduğum hususta Allah bana fetvâ verdi?" "Hangi hususta ey Allah'ın Resûlü?" dedim. "İki kişi bana gelip, biri başucumda, diğeri de ayak tarafımda oturdu. Biri diğerine: "Bu zâtın rahatsızlığı nedir?" dedi. Öbürü: "Büyüdür!" dedi. Önceki tekrar sordu: "Kim büyüledi?" Diğeri: "Lebîd İbnu'l-Asâm adındaki Benî Züreykli bir yahudî" diye cevap verdi. Öbürü: "Büyüyü neye yaptı?" dedi. Arkadaşı: "Bir tarakla saç döküntüsüne ve bir de erkek hurma tomurcuğunun içine!" cevabını verdi. Diğeri: "Pekalâ, şimdi nerede?" diye sordu. Arkadaşı: "Zervân kuyusunda!" cevabını verdi." Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ashabından bir grupla birlikte (radıyallâhu anhüm) kuyuya gitti, ona baktı, kuyunun üzerinde bir hurma vardı. Sonra benim yanıma dönüp: "Ey Aişe! Allah'a yemin olsun, kuyunun suyu sanki kına ıslatılmış gibi (bulanık) ve (o kuyu ile sulanan) hurma ağaçlarının başları da sanki şeytanların başları gibiydi!" dedi. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Onu (kuyudan) çıkardın mı?" diye sordum. "Hayır" dedi ve ilave etti: "Bana gelince, Allah bana âfiyet lütfetti ve şifa verdi. Ben ondan halka bir şer gelmesine sebep olmaktan korktum!" Resûlullah onun gömülmesini emretti ve yere gömüldü."

Kütüb-i Sitte 2214, Buhârî, Tıbb 47, 49, 50, Cizye 14, Edeb 56; Müslim, Selâm 43, (2189).

وعن زيد بن أرقم رضي الله عنه قال: سُحِرَ النبي صلى الله عليه وسلم، فاشتكى لذلك أيامًا، فأتاه جبريل فقال: «إن رجلًا من اليهود سحرك، عقد لك عقدًا في بئر كذا وكذا». فأرسل رسول الله صلى الله عليه وسلم عليًّا رضي الله عنه، فاستخرجها فحلَّها، فقام صلى الله عليه وسلم كأنما نُشِطَ من عقال، فما ذكر ذلك لليهودي ولا رآه في وجهه قط.

Zeyd İbnu Erkam (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a sihir yapıldı. Bu yüzden günlerce hasta düştü. Sonunda Cebrâil aleyhisselâm gelerek: "Seni yahudilerden bir adam sihirledi. Yaptığı sihir düğümünü falanca kuyuya attı" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Ali (radıyallâhu anh)'yi (bu maksadla oraya) gönderdi. Ali (radıyallâhu anh) düğümü oradan çıkarıp çözdü. (Sihir çözülünce) aleyhissalâtu vesselâm, bağdan kurtulmuş gibi kendine geldi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunu o yahudîye zikretmedi ve onun yüzünü de hiç görmedi."

Kütüb-i Sitte 2215, Nesâî, Tahrîm 20, (7,112-113).