HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

ZİNETLERİN ZEKÂTI

4 hadis

عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ امْرَأَةً أَتَتْ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَمَعَهَا ابْنَةٌ لَهَا، وَفِي يَدِ ابْنَتِهَا مَسَكَتَانِ غَلِيظَتَانِ مِنْ ذَهَبٍ، فَقَالَ لَهَا: «أَتُعْطِينَ زَكَاةَ هَذَا؟» قَالَتْ: لَا. قَالَ: «أَيَسُرُّكِ أَنْ يُسَوِّرَكِ اللَّهُ بِهِمَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ سِوَارَيْنِ مِنْ نَارٍ؟» قَالَ: فَخَلَعَتْهُمَا، فَأَلْقَتْهُمَا إِلَى النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، وَقَالَتْ: هُمَا لِلَّهِ عَزَّ وَجَلَّ وَلِرَسُولِهِ.

Amr İbnu Şuayb, an ebîhi an ceddihi tarikinden anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a bir kadın, beraberinde bir kızı olduğu hâlde geldi. Kızın elinde altından kalın iki bilezik vardı. 'Bunların zekâtını verdin mi?' diye Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) kadına sordu. Kadın: 'Hayır!' diye cevap verdi. Resûlullah: 'Kıyamet günü Allah'ın onları sana ateşten iki bilezik yapması seni memnun eder mi?' dedi. Bunun üzerine kadın, bilezikleri derhâl çıkarıp Resûlullah'ın önüne bıraktı ve: 'Bunlar Allah ve Resûlüne aittir!' dedi."

Kütüb-i Sitte 1997, Ebü Dâvud, Zekât 3, (1563); Nesâi Zekât 19, (5,38); Tirmizi Zekât 12, (637).

عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ قَالَتْ: كُنْتُ أَلْبَسُ أَوْضَاحًا مِنْ ذَهَبٍ، فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَكَنْزٌ هُوَ؟ فَقَالَ: «مَا بَلَغَ أَنْ تُؤَدَّى زَكَاتُهُ، فَزُكِّيَ، فَلَيْسَ بِكَنْزٍ».

Atâ (rahimehullah) der ki: "Bana ulaştı ki Ümmü Seleme (radıyallâhu anhâ) şöyle demiştir: Ben altından ziynetler takınıyordum. Bir gün: 'Ey Allah'ın Resûlü! Bu, Kur'ân'da yasaklanan kenz sayılır mı?' diye sordum. Bana şöyle cevap verdi: 'Zekâtı verilecek miktara ulaşan şeyin zekâtı verilirse kenz sayılmaz.'"

Kütüb-i Sitte 1998, Ebü Dâvud, Zekât 3, (1564).

Kâsım İbnu Muhammed anlatıyor: "Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) kardeşi Muhammed'in yetim kızlarını terbiyesine almış, onları hacr devrelerinde himâye ediyordu. Kızların (kendi mülkleri olan) zinetleri vardı. Hz. Âişe bu zinetler için zekât vermiyordu."

Kütüb-i Sitte 1999, Muvatta, Zekât 10, (1, 250).

Nâfi, İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)'den anlatıyor: "İbnu Ömer, kızlarını ve câriyelerini altınla tezyin eder, fakat bu zinetler için zekât vermezdi."

Kütüb-i Sitte 2000, Muvatta, Zekât 11, (1, 250).