HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

CÂMİYE GİRME VE OTURMA ÂDÂBI

10 hadis

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «أَنْ يُصَلِّيَ أَحَدُكُمْ بِظَهْرِ الْحَرَّةِ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَقْعُدَ حَتَّى إِذَا قَامَ الْإِمَامُ يَخْطُبُ تَخَطَّى رِقَابَ النَّاسِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ».

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Birinizin Harre'nin sırtında namaz kılması, onun için cum'a günü oturup oturup da imam hutbeye başlayınca gelip cemaatin omuzlarını yararak cemaate katılmasından hayırlıdır."

Kütüb-i Sitte 2861, Muvatta, Cum'a 18, (1, 110).

وَلِلتِّرْمِذِيِّ عَنْ مُعَاذِ بْنِ أَنَسٍ مَرْفُوعًا: «مَنْ تَخَطَّى رِقَابَ النَّاسِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ اتُّخِذَ جِسْرًا إِلَى جَهَنَّمَ».

Tirmizî'de Mu'az İbnu Enes'ten merfu olarak şu rivayet kaydedilmiştir: "Cum'a günü kim cemaatin omuzlarını yararak ilerlerse cehenneme bir köprü ittihaz olunur."

Kütüb-i Sitte 2862, Tirmizî, Salât 369, (513).

عَنْ جَابِرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: «لَا يُقِيمَنَّ أَحَدُكُمْ أَخَاهُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ، ثُمَّ يُخَالِفُ إِلَى مَقْعَدِهِ فَيَقْعُدُ فِيهِ، وَلَكِنْ يَقُولُ: افْسَحُوا».

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Sizden kimse, cum'a günü kardeşini kaldırıp sonra da yerine oturmasın. Lâkin: "Açılın" desin."

Kütüb-i Sitte 2863, Müslim, Selâm 27-30, (2178).

نَهَى النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنْ يُقِيمَ الرَّجُلُ أَخَاهُ مِنْ مَقْعَدِهِ وَيَجْلِسَ فِيهِ. قُلْتُ لِنَافِعٍ: الْجُمُعَةَ؟ قَالَ: الْجُمُعَةَ وَغَيْرَهَا.

Nâfi' (rahimehullah) anlatıyor: "İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)'i işittim, diyordu ki: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kişinin bir başkasını kaldırarak yerine oturmasını yasakladı." Nâfi'ye: "Bu yasak cum'aya mı mahsus?" diye soruldu. "Cum'a ve diğer günlerde!" diye cevap verdi.

Kütüb-i Sitte 2864, Buharî, Cum'a 20, İstî'zan: 31, 32; Müslim, Selam 28, (2177).

أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَهَى عَنِ الْحُبْوَةِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالْإِمَامُ يَخْطُبُ.

Mu'âz İbnu Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum'a günü imam hutbe verirken hubve tarzında oturmayı yasakladı."

Kütüb-i Sitte 2865, Ebu Dâvud, Salât 234, (1110); Tirmizî, Salât 370, (514).

عَنْ يَعْلَى بْنِ شَدَّادِ بْنِ أَوْسٍ قَالَ: شَهِدْتُ مَعَ مُعَاوِيَةَ بَيْتَ الْمَقْدِسِ فَجَمَّعَ بِنَا، فَنَظَرْتُ فَإِذَا جُلُّ مَنْ فِي الْمَسْجِدِ أَصْحَابُ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَرَأَيْتُهُمْ مُحْتَبِينَ وَالْإِمَامُ يَخْطُبُ.

Ya'lâ İbnu Şeddâd İbni Evs anlatıyor: "Hz. Muâviye (radıyallahu anh) ile Beytu'l-Makdis'te hazır oldum. Bize cum'a kıldırdı. Baktım ki mescidde bulunanların çoğu Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ashabı idi ve imam hutbe verirken ihtibâ ederek oturmuşlardı."

Kütüb-i Sitte 2866, Ebu Dâvud, Salât 234 (1111).

Amr İbnu Şu'ayb an ebîhi an ceddihi (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum'a günü namazdan önce cemaat teşkilini yasakladı."

Kütüb-i Sitte 2867, Rezin ilavesidir. Ebu Dâvud'da gelen bir hadisin parçasıdır (Salât 220, ( 1079).

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum'a günü minbere çıkınca: 'Oturunuz!' dedi. Bunu İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) işitince olduğu yere oturdu, tam mescidin giriş kapısının üstüydü. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) onu bu halde gördü ve: 'Gel! Ey Abdullah İbnu Mes'ûd!' buyurdu."

Kütüb-i Sitte 2868, Ebu Dâvud, Salât 226,(1091).

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cum'a günü biriniz (mescitte) uyuklayacak olursa oturduğu yeri değiştirsin."

Kütüb-i Sitte 2869, Ebu Dâvud, Salât 239, ( 1119); Tirmizî, Salât 379, (526).

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُ قَالَ: إِنَّ أَوَّلَ جُمُعَةٍ جُمِّعَتْ بَعْدَ جُمُعَةٍ فِي مَسْجِدِ رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فِي مَسْجِدِ عَبْدِ الْقَيْسِ بِجُوَاثَى مِنَ الْبَحْرَيْنِ.

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın mescidinde kılınan cumadan sonra ilk kılınan cuma namazı, Bahreyn köylerinden olan Cuvâsa'daki Abdülkays mescidinde kılınan namazdı."

Kütüb-i Sitte 2870, Buharî, Cum'a 11; Ebu Dâvud, Salât 216, (1068).