Ahnef İbnu Kays radıyallahu anh anlatıyor: "Şu adamı kastederek (evden) çıkmıştım. Yolda Ebu Bekre radıyallahu anh'a rastladım. "Ey Ahnef, nereye gidiyorsun?" dedi. "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın amcaoğluna yardım etmeyi arzu ediyorum!" dedim. "Dön!" dedi. "Zira ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın şöyle söylediğini işittim: 'İki müslüman kılıçlarıyla birbirlerinin üzerine yürürlerse öldüren de ölen de ateştedir!'" (Bu söz üzerine Resûl-i Ekrem'e): "Ey Allah'ın Resûlü! Katili anladık ama maktûl niye ateşte?" diye sorulmuştu. "Çünkü o da kardeşini öldürme hırsı taşıyordu!" cevabını verdi. Bir başka rivayette ise: "O da kardeşini öldürmek istemişti" demiştir.
HADİS KÜTÜPHANESİ
Kütüb-i Sitte
BÖLÜM
4 hadis MÜSLÜMANLARIN BİRBİRLERİYLE SAVAŞLARI
Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Sizden kimse kardeşine silahla işarette bulunmasın. Zira, o bilemez, belki de şeytan elinde bir fesatta bulunur da ateşten bir çukura düşer."
Abdullah İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Müslümana sövmek fısktır, onunla çarpışmak da küfürdür."
İbnu Abbas radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kâfirler olarak (dinden) dönmeyin." Nesai, İbnu Mes'ud'dan yaptığı bir rivayette şu ziyadeye yer verir: "Kişi ne babasının ne de kardeşinin cinayetinden sorumlu tutulmaz."