Hişâm İbnu Âmir anlatıyor: "Uhud günü Ensâr, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelip: 'Bize yara ve meşakkat isabet etti, ne emredersiniz ey Allah'ın Resûlü?' dediler. Aleyhissalâtu vesselâm da: 'Kabirleri genişletin ve derinleştirin. Bir kabre iki-üç kişiyi birden koyun!' buyurdular. 'Öyleyse hangisi öne konsun?' denildi. 'Kur'an'ı daha çok bilen!' buyurdular."
HADİS KÜTÜPHANESİ
Kütüb-i Sitte
ŞEHİDİN DEFNİ
Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Uhud şehidlerini defin sırasında her iki kişinin cesedini bir giysiye koyuyor, sonra da: 'Kur'an'ı hangisi daha çok almıştı?' diye sorup onlardan birine işaret edildiği takdirde onu lahidde öne koyuyordu. Sonra da: 'Ben bunlara şahidim!' diyordu. Onları kanlarıyla defnetmelerini emretti. Onlara cenaze namazı kılmadı, onları yıkamadı da."
لَمَّا كَانَ يَوْمُ أُحُدٍ جَاءَتْ عَمَّتِي بِأَبِي لِتَدْفِنَهُ فِي مَقَابِرِنَا، فَنَادَى مُنَادِي رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: رُدُّوا الْقَتْلَى إِلَى مَضَاجِعِهِمْ.
Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: "Uhud günü, halam, kabristanımıza gömmek için babamı (Uhud'dan Medine'ye) getirmişti. O sırada Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın tellâli şöyle nida etti: "Ölüleri yerlerine geri götürün!"
أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِقَتْلَى أُحُدٍ أَنْ يُنْزَعَ عَنْهُمُ الْحَدِيدُ وَالْجُلُودُ، وَأَنْ يُدْفَنُوا بِدِمَائِهِمْ وَثِيَابِهِمْ.
İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Uhud şehidlerinin üzerinden demir(den mamul silah, zırh gibi şeyler)in ve deri(den mamul kan bulaşmamış giyecek)lerin çıkarılmasını ve onların elbiseleri ve kanlarıyla gömülmelerini emretti."