حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ اللَّهَ حَرَّمَ مِنَ الرَّضَاعِ مَا حَرَّمَ مِنَ النَّسَبِ».
Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Aziz ve Celil olan Allah, nesebden haram ettiğini sütten de haram etti."
Kütüb-i Sitte 5633, Tirmizi, Radâ' 1, (1146).
اسْتَأْذَنَ عَلَيَّ أَفْلَحُ أَخُو أَبِي الْقُعَيْسِ بَعْدَمَا أُنْزِلَ الْحِجَابُ، فَقُلْتُ: لَا آذَنُ لَهُ حَتَّى أَسْتَأْذِنَ فِيهِ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَإِنَّ أَخَاهُ أَبَا الْقُعَيْسِ لَيْسَ هُوَ أَرْضَعَنِي، وَلَكِنْ أَرْضَعَتْنِي امْرَأَةُ أَبِي الْقُعَيْسِ. فَدَخَلَ عَلَيَّ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقُلْتُ لَهُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ أَفْلَحَ أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ اسْتَأْذَنَ، فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ حَتَّى أَسْتَأْذِنَكَ. فَقَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: وَمَا مَنَعَكِ أَنْ تَأْذَنِي عَمَّكِ؟ قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ الرَّجُلَ لَيْسَ هُوَ أَرْضَعَنِي، وَلَكِنْ أَرْضَعَتْنِي امْرَأَةُ أَبِي الْقُعَيْسِ. فَقَالَ: ائْذَنِي لَهُ، فَإِنَّهُ عَمُّكِ، تَرِبَتْ يَمِينُكِ. قَالَ عُرْوَةُ: فَلِذَلِكَ كَانَتْ عَائِشَةُ تَقُولُ: حَرِّمُوا مِنَ الرَّضَاعَةِ مَا تُحَرِّمُونَ مِنَ النَّسَبِ.
Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Ebu'l-Ku'ays'ın kardeşi Eflah, örtünmeyi emreden ayet indikten sonra yanıma girmek için izin istedi. Ben: "Allah'a yemin olsun, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâmdan izin istemedikçe ben ona girme izni vermeyeceğim! Çünkü onun kardeşi Ebu'l-Ku'ays beni emziren kimse değildir, beni Ebu'l-Ku'ays'ın hanımı emzirdi!" dedim. Derken yanıma Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm girdiler. "Ey Allah'ın Resûlü! Ebu'l-Ku'ays'ın kardeşi Eflah yanıma girmek için izin istedi. Ben sizden sormadıkça izin vermekten imtina ettim!" dedim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Amcana izin vermekten seni alıkoyan sebep ne?" buyurdular. Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Beni emziren erkek değil. Beni onun hanımı emzirdi" dedim. Resûlullah yine: "Sen onun girmesine izin ver. Zira o senin amcandır, Allah iyiliğini versin" buyurdular. (Urve devamla der ki:) İşte bu sebeple Hz. Aişe radıyallahu anhâ: "Nesep sebebiyle haram kıldıklarınızı emme sebebiyle de haram kılın!" derdi.
Kütüb-i Sitte 5634, Buhâri, Humus 4, Şehâdat 7, Nikâh 20; Müslim, Radâ' 2, (1444); Muvatta, Radâ' 2, (2, 601,602); Tirmizi, Radâ' 1, (1147); Ebu Dâvud, Nikâh 7, (2055); Nesâi, Nikâh49, (6, 99).
عَنْ عَلِيٍّ قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا لَكَ تَنَوَّقُ فِي قُرَيْشٍ وَتَدَعُنَا؟ فَقَالَ: وَعِنْدَكُمْ شَيْءٌ؟ قُلْتُ: نَعَمْ، بِنْتُ حَمْزَةَ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّهَا لَا تَحِلُّ لِي، إِنَّهَا ابْنَةُ أَخِي مِنَ الرَّضَاعَةِ.
Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Siz niye bizi bırakıp da Kureyş'e rağbet gösteriyorsunuz?" demiştim. Bana: "Yanınızda rağbet göstereceğim bir kadın var mı?" dedi. Ben: "Elbette! Hamza'nın kızı var!" dedim. Bunun üzerine: "O bana helal olmaz. Çünkü o, benim süt kardeşimin kızıdır" buyurdular.
Kütüb-i Sitte 5635, Müslim, Radâ' 11, (1446); Nesâi, Nikah 50, (6, 99).
عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: دَخَلَ عَلَيَّ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَعِنْدِي رَجُلٌ قَاعِدٌ، فَاشْتَدَّ ذَلِكَ عَلَيْهِ، وَرَأَيْتُ الْغَضَبَ فِي وَجْهِهِ. فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّهُ أَخِي مِنَ الرَّضَاعَةِ. فَقَالَ: انْظُرْنَ إِخْوَانَكُنَّ مِنَ الرَّضَاعَةِ، فَإِنَّمَا الرَّضَاعَةُ مِنَ الْمَجَاعَةِ.
Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Yanımda oturan bir erkek olduğu halde, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm odama girdi. Bu hâl ona bir hayli ağır geldi ve rengi değişti; öfkesini yüzünden okudum. Bunun üzerine: "Ey Allah'ın Resûlü! Bu benim süt kardeşimdir!" dedim. "Siz kadınlar süt kardeşlerinizi iyi düşünün! Çünkü süt kardeşliği açlıktan dolayı hâsıl olur!" buyurdular.
Kütüb-i Sitte 5636, Buhâri, Nikâh 21, Şehâdât 1; Müslim, Radâ' 32, (1455); Ebu Dâvud, Nikâh 9, (2058); Nesâi, Nikâh 51, (6, 102).
عَنْ عَائِشَةَ قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «لَا تُحَرِّمُ الْمَصَّةُ وَالْمَصَّتَانِ».
Yine Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Bir veya iki emme ile (süt kardeşliği) haramlığı hâsıl olmaz."
Kütüb-i Sitte 5637, Müslim, Radâ' 17, (1450); Tirmizi, Radâ' 3, (1150); Ebu Davud, Nikâh 19, (2063); Nesâî, Nikâh 51, (6, 201).
عَنْ قَتَادَةَ قَالَ: كَتَبْنَا إِلَى إِبْرَاهِيمَ بْنِ يَزِيدَ النَّخَعِيِّ نَسْأَلُهُ عَنِ الرَّضَاعِ، فَكَتَبَ أَنَّ شُرَيْحًا حَدَّثَنَا أَنَّ عَلِيًّا وَابْنَ مَسْعُودٍ كَانَا يَقُولَانِ: يُحَرِّمُ مِنَ الرَّضَاعِ قَلِيلُهُ وَكَثِيرُهُ. وَكَانَ فِي كِتَابِهِ أَنَّ أَبَا الشَّعْثَاءِ الْمُحَارِبِيَّ حَدَّثَنَا أَنَّ عَائِشَةَ حَدَّثَتْهُ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ يَقُولُ: «لَا تُحَرِّمُ الْخَطْفَةُ وَالْخَطْفَتَانِ».
Katâde anlatıyor: İbrahim en-Nehâ'î'ye yazarak emme (radâ') hakkında sordum. Bana:
"Şureyh bize Hz. Ali ve İbnu Mes'ud radıyallahu anhümâ'nın, 'Emmenin azı da çoğu da haramı sabit kılar' dediklerini yazdı." Ebu'ş-Şa'sâ el-Muhâribi ise Hz. Aişe radıyallahu anhâ'dan, Resûlullah'ın: "Bir iki emme harama sebep olmaz" dediğini rivayet etmiştir.
Kütüb-i Sitte 5638, Nesai, Nikah 51, (6, 102).
عَنْ عَائِشَةَ أَنَّهَا قَالَتْ: كَانَ فِيمَا أُنْزِلَ مِنَ الْقُرْآنِ عَشْرُ رَضَعَاتٍ مَعْلُومَاتٍ يُحَرِّمْنَ، ثُمَّ نُسِخْنَ بِخَمْسٍ مَعْلُومَاتٍ، فَتُوُفِّيَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَهُنَّ فِيمَا يُقْرَأُ مِنَ الْقُرْآنِ.
Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Kur'ân olarak inenler meyanında 'Ma'lûm on emme ile haram sabit olur' âyeti de vardı. Sonra (Rabb Teâlâ) onları, ma'lûm beş emme ile neshetti. Bu (beş emme) âyetleri, Kur'ân'ın okunan âyetleri arasında iken Aleyhissalâtu vesselâm vefat etti."
Kütüb-i Sitte 5639, Tirmizi, Radâ' 3, (1150); Nesâî, Nikâh 51, (6,100).
Hz. İbnu Abbas radıyallahu anhümâ demiştir ki: "İki yıl içerisindeki emme tek bir emmeden ibaret de olsa bu, (evlenmeyi) haram kılar."
Kütüb-i Sitte 5640, Muvatta, Radâ' 4, (2, 602).
Abdullah İbnu Dinâr anlatıyor: "Bir adam İbnu Ömer radıyallahu anhümâ'ya büyüğün emmesinden sormuştu. Şu cevabı verdi:
Bir adam Ömer radıyallahu anh'a gelip: "Benim, kendisine temasta bulunduğum bir cariyem vardı. Hanımım bunu önlemeye azmetti ve cariyeyi emzirdi ve bana da: 'Sakın ha! Vallahi ben cariyeni emzirdim!' dedi. Şimdi ne yapmalıyım?" diye sordu. Babam Ömer ona şöyle cevap verdi:
"Hanımını döv. Git cariyene temasta bulun. Çünkü (harama sebep olan) emme küçüklükte olan emmedir.""
Kütüb-i Sitte 5641, Muvatta, Radâ' 13, (2, 606).
Yahya İbnu Sa'îd anlatıyor: "Bir adam gelerek Ebu Musa radıyallahu anh hazretlerine şöyle bir soru sordu:
"Ben hanımımın memesinden bir miktar süt emdim ve bu mideme kadar ulaştı. Hanım bana haram mı oldu?" Ebu Musa:
"Ben hanımının sana haram olmasından başka bir şey görmüyorum!" dedi. İbnu Mes'ud da vardı. Araya girip: "Adama verdiğin fetvaya bak!" dedi. O da:
"Pekiyi, sen ne diyorsun?" dedi. İbnu Mes'ud:
"İki yaş içerisinde olan emme için haram vardır!" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Musa radıyallahu anh:
"Şu âlim aranızda olduğu müddetçe bana bir şey sormayın!" dedi."
Kütüb-i Sitte 5642, Muvatta, Radâ' 14, (2, 607); Ebu Dâvud, Nikâh 213, (2059, 2060).
Ümmü Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
"Evlenmeyi haram kılan emme, çocuk memede iken, barsağı yaracak kadar olan emmedir. Bu da, sütten kesme müddetinden önce olmalıdır."
Kütüb-i Sitte 5643, Tirmizi, Radâ' 5, (1152).
Ukbe İbnu'l-Hâris radıyallahu anh'ın anlattığına göre, Ukbe, Ebu İhâb İbnu Aziz'in kızı (Ümmü Yahya) ile evlenmişti. Kendisine siyah bir kadın gelerek:
"Ben Ukbe'yi ve onun evlendiği kızı emzirmiştim!" dedi. Ukbe kadına:
"Ben senin onu gerçekten emzirdiğini bilmiyorum. Bana daha önce söylemedin de!" dedi.
Ebu İhab ailesine gidip sordu. Onlar bilmediklerini söylediler. Ukbe bunun üzerine bineğine atlayarak Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı görmek üzere Medine'ye gitti. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Süt kardeşi olduğunuz söylendikten sonra nasıl beraberliğiniz devam eder? Onu derhal bırak!" buyurdular. Ukbe hemen hanımından ayrıldı. Kadın da bir başka koca ile nikâh yaptı.
Kütüb-i Sitte 5644, Buhari, Şehâdâd 4, 13, 14, İlm 26, Büyü' 3, Nikâh 23; Tirmizi, Radâ' 4, (1151 ); Ebu Dâvud, Akdiye 18, (3603, 3604); Nesâi, Nikah 57, (6,109).
İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ'nın anlattığına göre, kendisine iki hanımı olan bir adamdan sorulmuş:
"Bu adamın hanımlarından biri bir kızı, diğeri de bir oğlanı emzirmiştir. Acaba bu kızla oğlan birbirlerine helâl olur mu?" denmiştir. İbnu Abbâs:
"Hayır, çünkü erkeğin suyu birdir!" demiştir.
Kütüb-i Sitte 5645, Muvatta, Radâ 5, (2, 602, 603); Tirmizi, Radâ' 2, (1149).
عَنْ حَجَّاجِ بْنِ حَجَّاجٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا يُذْهِبُ عَنِّي مَذَمَّةَ الرَّضَاعَةِ؟ قَالَ: «الْغُرَّةُ الْعَبْدُ أَوِ الْأَمَةُ».
Haccâc İbnu Haccâc, babası radıyallahu anh'tan anlatıyor:
"Ey Allah'ın Resûlü, dedim, emzirmenin üzerimde kalan hakkını giderecek olan şey (kefâret) nedir?"
"Erkek veya kadın bir köle (azadı)dır!" buyurdular.
Kütüb-i Sitte 5646, Ebu Davud, Nikâh 12, (2064); Tirmizi, Radâ' 6, (1153); Nesâî, Nikâh 56, (6, 108).