HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

KEBAİR

4 hadis

عَنْ أَبِي بَكْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَلَا أُنَبِّئُكُمْ بِأَكْبَرِ الْكَبَائِرِ؟» ثَلَاثًا، قَالُوا: بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَالَ: «الْإِشْرَاكُ بِاللَّهِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ»، وَجَلَسَ وَكَانَ مُتَّكِئًا، فَقَالَ: «أَلَا وَقَوْلُ الزُّورِ وَشَهَادَةُ الزُّورِ»، فَمَا زَالَ يُكَرِّرُهَا حَتَّى قُلْنَا: لَيْتَهُ سَكَتَ.

Ebu Bekre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: ‘Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi?’ buyurmuş ve bunu üç kere tekrar etmişlerdi. Biz: ‘Evet!’ deyince: ‘Allah'a şirk koşmak, anne ve baba haklarına riayetsizlik!’ buyurdular. Bu sırada dayanmış durumda idi, yere oturup: ‘Haberiniz olsun! Yalan söz, yalan şahitlik!’ dedi ve bunu o kadar tekrar etti ki, ‘Keşke kesse artık!’ temennisinde bulunduk."

Kütüb-i Sitte 5192, Buhâri, Şehâdât 10, Edeb 6, İsti'zân 35, İstitâbe 1; Müslim, İmân 143, (87); Tirmizi, Şehâdât 3, (2302).

عَنْ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِيهِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، أَنَّ رَجُلًا سَأَلَ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، مَا الْكَبَائِرُ؟ فَقَالَ: «هُنَّ تِسْعٌ»، فَذَكَرَ مَعْنَاهُ، زَادَ: «وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ الْمُسْلِمَيْنِ، وَاسْتِحْلَالُ الْبَيْتِ الْحَرَامِ قِبْلَتِكُمْ أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا».

Ubeyd İbnu Umeyr, babası radıyallahu anh'tan anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâma kebâirden sormuştu, şöyle cevap verdiler: ‘Onlar dokuzdur!’ buyurdular ve saydılar: ‘Şirk, sihir, insan öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, namuslu kadınlara iftirada bulunmak, anne ve babaya haksızlık, kıbleniz olan Beytu'l-Haram'da masiyet işlemeyi sağlığınızda veya ölümünüzde helal addetmek.’"

Kütüb-i Sitte 5193, Ebu Dâvud, Vesâya 10, (2875); Nesâi, Tahrim 3, (7, 89).

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: سَأَلْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَيُّ الذَّنْبِ أَعْظَمُ عِنْدَ اللَّهِ؟ قَالَ: «أَنْ تَجْعَلَ لِلَّهِ نِدًّا وَهُوَ خَلَقَكَ». قُلْتُ: إِنَّ ذَلِكَ لَعَظِيمٌ، قُلْتُ: ثُمَّ أَيُّ؟ قَالَ: «وَأَنْ تَقْتُلَ وَلَدَكَ تَخَافُ أَنْ يَطْعَمَ مَعَكَ». قُلْتُ: ثُمَّ أَيُّ؟ قَالَ: «أَنْ تُزَانِيَ حَلِيلَةَ جَارِكَ».

İbnu Mes'ud radıyallahu anh anlatıyor: "Dedim ki: «Ey Allah'ın Resûlü! Allah nezdinde en büyük günah hangisidir?» «Seni yaratmış olan Allah'a eş koşmandır!» buyurdular. «Sonra hangisidir?» dedim. «Seninle birlikte yiyecek diye, evladını öldürmendir!» buyurdular. Ben yine: «Sonra hangisidir?» dedim. «Komşunun helâlliği ile zina etmendir!» buyurdular."

Kütüb-i Sitte 5194, Buhâri, Tefsir, Bakara 3, Furkân 3, Edeb 20, Muhâribin 20, Diyât 1, Tevhid 40, 46; Müslim, İman 141, (3181, 3182), Tefsir, Furkân; Nesâi, Tahrim 4, (7, 89, 90); Ebu Dâvud, Talâk 50, (2310).

عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مِنَ الْكَبَائِرِ شَتْمُ الرَّجُلِ وَالِدَيْهِ». قَالُوا: يَا رَسُولَ اللَّهِ، وَهَلْ يَشْتِمُ الرَّجُلُ وَالِدَيْهِ؟ قَالَ: «نَعَمْ، يَسُبُّ أَبَا الرَّجُلِ فَيَسُبُّ أَبَاهُ، وَيَسُبُّ أُمَّهُ فَيَسُبُّ أُمَّهُ».

İbnu Amr İbni'l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: «Kişinin anne ve babasına sövmesi büyük günahlardandır!» buyurmuşlardı. Orada bulunanlar: «Hiç kişi anne ve babasına söver mi?» dediler. «Evet! Kişi, bir başkasının babasına söver, o da babasına söver; annesine söver, o da bunun annesine söver!» buyurdular."

Kütüb-i Sitte 5195, Buhâri, Edeb 4; Müslim, İmân 146, (90); Tirmizi, Birr 4, (1903); Ebu Dâvud, Edeb 129, (5141).