HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

AFFETME HAKKINDA

3 hadis

عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ قَالَ: مَا رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ رُفِعَ إِلَيْهِ شَيْءٌ فِيهِ قِصَاصٌ إِلَّا أَمَرَ فِيهِ بِالْعَفْوِ.

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı, kendisine her ne zaman kısas bulunan bir dava getirildiğinde, mutlaka her seferinde affetmeyi emrediyor gördüm."

Kütüb-i Sitte 4947, Ebu Davud, Diyat 3, (4497); Nesai, Kasame 27, (8, 37, 38).

عَنْ بُرَيْدَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ بِرَجُلٍ فَقَالَ: إِنَّ هَذَا قَتَلَ أَخِي. قَالَ: اذْهَبْ فَاقْتُلْهُ كَمَا قَتَلَ أَخَاكَ. فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ: اتَّقِ اللَّهَ وَاعْفُ عَنِّي، فَإِنَّهُ أَعْظَمُ لِأَجْرِكَ وَخَيْرٌ لَكَ وَلِأَخِيكَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ. فَخَلَّى عَنْهُ، فَأُخْبِرَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَسَأَلَهُ، فَأَخْبَرَهُ بِمَا قَالَ لَهُ. قَالَ: فَأَعْتِقْهُ، أَمَا إِنَّهُ كَانَ خَيْرًا لَهُ مِمَّا هُوَ صَانِعٌ بِكَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، يَقُولُ: يَا رَبِّ، سَلْ هَذَا فِيمَ قَتَلَنِي؟

Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: "Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir adam getirip: 'Bu adam kardeşimi öldürdü!' diye şikâyette bulundu. Resûlullah da: 'Git, sen de onu öldür, tıpkı kardeşini öldürdüğü gibi!' buyurdular. Adamcağız şikâyetçiye: 'Allah'tan kork, beni affet! Çünkü af senin için büyük bir ücrete sebeptir. Senin için de, kardeşin için de Kıyamet günü daha hayırlıdır!' dedi. Adam da onu salıverdi. Durum Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a haber verildi. Resûlullah (onu çağırtıp) sordu. Adam, câninin kendisine söylediklerini haber verdi." Ravi devamla der ki: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: 'Onu azat et! Aslında onu azat etmen, onun için, Kıyamet günü onun sana yapacağından daha hayırlıydı. O gün: Ey Rabbim! diyecek, şuna sor bakalım, beni niye öldürmüştü?'"

Kütüb-i Sitte 4948, Nesai, Kasame 6, (8, 18).

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Maktulün kısas talep eden velilerine, (katillerden) birini affederek kısastan kaçınmaları gerekir. Kadın dahi olsa, en yakın olan başlasın."

Kütüb-i Sitte 4949, Ebu Davud, Diyat 16, (4538); Nesai, Kasame 29, (8, 39).