HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

VELİLER VE ŞÂHİDLER

9 hadis

عَنْ عَائِشَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «أَيُّمَا امْرَأَةٍ نَكَحَتْ بِغَيْرِ إِذْنِ وَلِيِّهَا فَنِكَاحُهَا بَاطِلٌ» ثَلَاثَ مَرَّاتٍ، «فَإِنْ دَخَلَ بِهَا فَالْمَهْرُ لَهَا بِمَا اسْتَحَلَّ مِنْ فَرْجِهَا، فَإِنِ اشْتَجَرُوا فَالسُّلْطَانُ وَلِيُّ مَنْ لَا وَلِيَّ لَهُ».

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm: ‘Hangi kadın velisinin izni olmaksızın nikâhlanırsa onun nikâhı bâtıldır!’ buyurdular ve bunu üç kere tekrar ettiler. Devamla: ‘Eğer kocası zifaf yaptıysa, kadının fercinden helal addetmiş olması sebebiyle mehir kadınındır. Eğer (veliler) ihtilafa düşerlerse, sultan, velisi olmayanların velisidir.’"

Kütüb-i Sitte 5616, Ebu Davud, Nikâh 20, (2083); Tirmizi, Nikâh 14, (1102).

عَنْ أَبِي مُوسَى رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا نِكَاحَ إِلَّا بِوَلِيٍّ».

Yine Ebu Dâvud ve Tirmizi'de Ebu Musa radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm: ‘Velisiz nikâh yoktur!’ demiştir."

Kütüb-i Sitte 5617, Tirmizi, Nikâh 14, (1101); Ebu Dâvud, Nikah 20, (2085).

عَنْ سَمُرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «أَيُّمَا امْرَأَةٍ زَوَّجَهَا وَلِيَّانِ فَهِيَ لِلْأَوَّلِ مِنْهُمَا، وَمَنْ بَاعَ بَيْعًا مِنْ رَجُلَيْنِ فَهُوَ لِلْأَوَّلِ مِنْهُمَا».

Hz. Semüre radıyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: ‘Hangi kadını, (seviyesi eşit) iki veli (iki ayrı şahsa) nikâhlamışsa, kadın o iki veliden önce davranana aittir. Kim iki kişiye bir şey satmışsa, o satılan şey birinci kimseye aittir.’"

Kütüb-i Sitte 5618, Ebu Dâvud, Nikâh 22, (2088); Tirmizi, Nikâh 19, (1110); Nesâi , Büyü' 96, (7, 314).

Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Hangi köle, efendilerinin izni olmadan evlenirse zânidir.'"

Kütüb-i Sitte 5619, Ebu Dâvud, Nikâh 17, (2078); Tirmizi, Nikâh 20, (1111, 1112).

Hz. İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Dul, nefsine velisinden ehaktır. Bakireden nefsi hususunda izin alınır; onun izni sükûtudur.'"

Kütüb-i Sitte 5620, Dâvud, Nikâh 26, (2098); Nesâi, Nikah 31, 32, (6, 84).

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: 'Dul kadın, kendisiyle istişare edilmeden nikâhlanamaz; bâkire de izni sorulmadan nikâhlanamaz.' buyurmuşlardır. Ashabı sordu: 'Ey Allah'ın Resûlü! Onun izni nasıl olur?' 'Sükût etmesiyle!' buyurdular."

Kütüb-i Sitte 5621, Ebu Dâvud, Nikâh 24, (2092, 2093); Nesâi, Nikah 33, (6, 85).

عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ جَارِيَةً بِكْرًا أَتَتِ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَذَكَرَتْ أَنَّ أَبَاهَا زَوَّجَهَا وَهِيَ كَارِهَةٌ، فَخَيَّرَهَا النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ.

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Bâkire bir kız, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek, kendisi istemediği halde babasının evlendirdiğini söyledi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, (bu nikâhı) kabul edip etmemede kızı muhayyer bıraktı."

Kütüb-i Sitte 5622, Ebu Dâvud, Nikah 25, (2096).

عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ فَتَاةً دَخَلَتْ عَلَيْهَا فَقَالَتْ: إِنَّ أَبِي زَوَّجَنِي ابْنَ أَخِيهِ لِيَرْفَعَ بِي خَسِيسَتَهُ وَأَنَا كَارِهَةٌ. قَالَتْ: اجْلِسِي حَتَّى يَأْتِيَ النَّبِيُّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ. فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَأَخْبَرَتْهُ، فَأَرْسَلَ إِلَى أَبِيهَا فَدَعَاهُ، فَجَعَلَ الْأَمْرَ إِلَيْهَا. فَقَالَتْ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، قَدْ أَجَزْتُ مَا صَنَعَ أَبِي، وَلَكِنْ أَرَدْتُ أَنْ أَعْلَمَ أَلِلنِّسَاءِ مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ؟

Hz. Âişe radıyallahu anhâ anlatıyor: "Bir genç kız Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek: 'Babam beni kardeşinin oğluna nikâhladı, tâ ki benimle kendi alçaklığını gidersin. Ama ben istemiyorum' dedi. Aleyhissalâtu vesselâm, babasına adam göndererek getirtti ve evlenme işini kıza bıraktı. Bunun üzerine kız: 'Ey Allah'ın Resûlü! Ben şimdi babamın yaptığına izin verdim. Esasen ben, kadınlara bu meselede babaların (icbar) yetkisi olmadığını göstermek istedim!' dedi."

Kütüb-i Sitte 5623, Nesâi, Nikah 36, (6, 87); İbnu Mace, Nikâh 12, (1874).

عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «آمِرُوا النِّسَاءَ فِي بَنَاتِهِنَّ».

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Kızları hakkında kadınlarla istişare edin!'"

Kütüb-i Sitte 5624, Ebu Davud, Nikâh 24, (2095).