HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

ÖDÜNÇ VERME

3 hadis

Kays İbnu Rûmi merhum anlatıyor: "Süleyman İbnu Üzünâ, Alkame'ye, ödeneği gelme zamanına kadar bin dinar borç vermişti. Ödeneği çıkınca, borcunu ondan istedi ve sert davrandı. O da hemen ödedi, ancak Alkame Süleyman'a kızmıştı. Birkaç ay durup yanına geldi: "Ödeneğim gelinceye kadar bana bin dirhem ver!" dedi. Süleyman yine: "Pekâlâ! Memnuniyetle!" dedi ve ailesine yönelerek: "Ey Ümmü Utbe! Şu yanındaki mühürlü keseyi getir!" diye seslendi. Kadın keseyi getirdi. Süleyman, Alkame'ye: "Vallahi işte ödediğin dirhemler! Ben bunlardan tek dirhemi yerinden kımıldatmadım!" dedi. Bunun üzerine Alkame: "Allah babandan razı olsun. O hâlde alacağını tahsil için bana olan o kaba davranışın sebebi neydi?" dedi. Süleyman: "Senden işittiğim hadisler!" cevabını verdi. "Benden ne işitmiştin?" "Sen İbnu Mes'ud radıyallahu anh'tan naklen Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın: 'Bir Müslümana bir şeyi iki kere borç olarak veren hiçbir Müslüman yoktur ki onun bu davranışı, o şeyi bir kere sadaka etmiş gibi sevap olmasın!' buyurduğunu söylemiştin." Bunun üzerine Alkame: "Evet, İbnu Mes'ud bana böyle haber vermişti!" diye teyit etti."

Kütüb-i Sitte 6704

Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Miraç gecesinde cennetin kapısı üzerinde şu ibarenin yazılı olduğunu gördüm: Sadaka on misliyle mükâfatlandırılacaktır. Ödünç para on sekiz misliyle mükâfatlandırılacaktır.' Ben: 'Ey Cibril! Ödünç verilen şey ne sebeple sadakadan daha üstün oluyor?' diye sordum. 'Çünkü' dedi, 'dilenci çoğu kere yanında para olduğu hâlde sadaka ister. Borç isteyen ise ihtiyacı sebebiyle talepte bulunur.'"

Kütüb-i Sitte 6705

Yahya İbnu Ebi İshak el-Hünâi anlatıyor: "Hz. Enes radıyallahu anh'a: 'Bizden bir adam, din kardeşine borç olarak mal verir. Sonra malı alan kimse borç verene bir hediyede bulunur. Bu hususta ne dersin?' diye sordum. Enes bana şu cevabı verdi: 'Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: Biriniz bir malı borç verse, sonra alan da veren kimseye bir hediye vermek veya bineğine bindirmek istese, sakın o hediyeyi almasın, bineğine de binmesin. Eğer aralarında borç alıp vermezden önce böyle dostane muameleler olmuşsa o başka.'"

Kütüb-i Sitte 6706