HADİS KÜTÜPHANESİ

Kütüb-i Sitte

1672 bölümTürkçe tercüme ve Arapça metin
BÖLÜM

MİRASIN SEBEPLERİ, MANİLERİ

7 hadis

لَا يَرِثُ الْمُسْلِمُ الْكَافِرَ، وَلَا يَرِثُ الْكَافِرُ الْمُسْلِمَ.

Üsame İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdu ki: "Müslüman kimse kâfir kimseye varis olamaz; kâfir de müslümana varis olamaz."

Kütüb-i Sitte 4672, Buhari, Feraiz 26; Müslim, Feraiz 1, (1614); Muvatta, Feraiz 10, (2, 519); Ebu Davud, Feraiz 10, (2909); Tirmizi, Feraiz 15, (2108).

لَا يَتَوَارَثُ أَهْلُ مِلَّتَيْنِ شَتَّى.

İbnu Amr İbni'l-As ve Hz. Cabir radıyallahu anhüm anlatıyorlar: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İki farklı din mensupları birbirlerine varis olamazlar." Ebu Davud'un rivayeti İbnu Amr'dan, Tirmizi'nin rivayeti Hz. Cabir'dendir.

Kütüb-i Sitte 4673, Ebu Davud, Feraiz 10, (2911); Tirmizi, Feraiz 16, (2109).

يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَتَنْزِلُ فِي دَارِكَ بِمَكَّةَ؟ فَقَالَ: وَهَلْ تَرَكَ لَنَا عَقِيلٌ مِنْ رِبَاعٍ أَوْ دُورٍ؟ وَكَانَ عَقِيلٌ وَرِثَ أَبَا طَالِبٍ هُوَ وَطَالِبٌ، وَلَمْ يَرِثْهُ جَعْفَرٌ وَلَا عَلِيٌّ شَيْئًا؛ لِأَنَّهُمَا كَانَا مُسْلِمَيْنِ، وَكَانَ عَقِيلٌ وَطَالِبٌ كَافِرَيْنِ.

Hz. Üsame radıyallahu anh'ın anlattığına göre, haccı sırasında Aleyhissalâtu vesselâm'a denmiştir ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Yarın nereye ineceksin? Mekke'deki evine mi?" "Akil bize ev bark bıraktı mı ki?" buyurdular. Akil ile Tâlib, Ebu Tâlib'e varis olmuşlardı. Ne Ali ne de Câfer radıyallahu anhüma ona varis olamamışlardı. Çünkü bu ikisi müslüman idiler. Akil ve Tâlib ise kâfirdiler.

Kütüb-i Sitte 4674, Buhari, Hacc 44, Cihad 180, Megazi 48; Müslim, Hacc 439, (1351); Ebu Davud, Feraiz 10, (2910).

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «الْقَاتِلُ لَا يَرِثُ».

Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Katil vâris olamaz.'"

Kütüb-i Sitte 4675, Tirmizi, Feraiz 17, (2110).

عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، قَالَ: أَبَى عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ أَنْ يُوَرِّثَ أَحَدًا مِنَ الْأَعَاجِمِ إِلَّا أَحَدًا وُلِدَ فِي الْعَرَبِ. وَإِنْ جَاءَتِ امْرَأَةٌ حَامِلٌ مِنْ أَرْضِ الْعَدُوِّ فَوَضَعَتْهُ فِي أَرْضِ الْعَرَبِ، فَهُوَ وَلَدُهَا، يَرِثُهَا إِنْ مَاتَتْ، وَتَرِثُهُ إِنْ مَاتَ، مِيرَاثُهُ فِي كِتَابِ اللَّهِ.

Said İbnu'l-Müseyyeb rahimehullah anlatıyor: "Hz. Ömer radıyallahu anh, Arap (memleketinde) doğmadıkça, Acem'den birini vâris kılmaktan imtina etmiştir." Rezin şu ilavede bulundu: "Hamile olarak gelip Arap (memleketinde) doğuran kadını da hariç kıldı. Bu durumda çocuk, eğer kadın ölürse ona vâris olur. Eğer çocuk ölürse, kadın da ona vâris olur. Çocuğun mirastaki pay nisbeti Allah'ın kitabında vardır."

Kütüb-i Sitte 4676, Muvatta, Feraiz 14, (2, 520). Rezin şu ilavede bulundu: "Hamile olarak gelip Arap (memleketinde) doğuran kadını da hariç kıldı.

عَنْ أَبِي الْأَسْوَدِ الدُّؤَلِيِّ، قَالَ: أُتِيَ مُعَاذٌ بِمِيرَاثِ يَهُودِيٍّ وَارِثُهُ مُسْلِمٌ، فَوَرَّثَ الْمُسْلِمَ، وَقَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: «الْإِسْلَامُ يَزِيدُ وَلَا يَنْقُصُ».

Ebu'l-Esved ed-Düeli anlatıyor: "Hz. Mu'az'a bir Yahudinin miras meselesi getirildi. Onun Müslüman oğluna da mirastan pay verdi ve dedi ki: 'İslâm artar, eksilmez.'"

Kütüb-i Sitte 4677, Ebu Davud, Feraiz 10, (2912, 2913).

عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «أَيُّمَا رَجُلٍ عَاهَرَ بِحُرَّةٍ أَوْ أَمَةٍ، فَالْوَلَدُ وَلَدُ زِنًا، لَا يَرِثُ وَلَا يُورَثُ».

Amr İbnu Şu'ayb, an ebihi an ceddihi tarikiyle anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: 'Hür veya cariye bir kadınla kim zina yaparsa, bundan hâsıl olacak çocuk veled-i zinadır; ne o babasına, ne de babası ona vâris olamaz.'"

Kütüb-i Sitte 4678, Tirmizi, Feraiz 21, (2114).