Kütüb-i Sitte

6001 numaralı hadis

Câbir İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: "Abdullah İbnu Amr İbni Harâm, Uhud günü öldürüldüğü zaman Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana rastladı ve: 'Ey Câbir! Allah baban için ne söyledi, sana haber vermeyeyim mi?' buyurdular." Yahyâ'nın rivayetinde ise Resûlullah: "Ey Câbir, seni niye böyle kalben kırık (ve üzüntülü) görüyorum?" buyurmuş, Câbir de: "Ey Allah'ın Resûlü! Babam şehit düştü, geriye bir yığın horanta ve borç bıraktı" demiştir. Aleyhissalâtu vesselâm da: "Sana, Allah'ın babanı karşıladığı şeklin müjdesini vereyim mi?" diye sordu. Câbir: "Evet! Ey Allah'ın Resûlü!" dedi. Bunun üzerine aleyhissalâtu vesselâm açıkladı: "Allah her kimle konuştu ise mutlaka hicab gerisinden konuştuğu hâlde babana vicâhen konuştu ve: 'Ey kulum! Benden ne dilersen dile, dilediğini sana vereyim!' dedi. O da: 'Ey Rabbim! Beni bir kere daha ihya et, senin yolunda ikinci kere öleyim!' dedi. Rab Teâlâ Hazretleri de: 'Benden daha önce şu hüküm sâdır oldu: Ölenler artık dünyaya bir daha dönmeyecekler' buyurdular. Baban da: 'Ey Rabbim, öyleyse (benim durumumu) arkamda kalanlara ulaştır!' dedi. Bu talep üzerine şu ayet nazil oldu: 'Allah yolunda şehit edilenleri ölü sanma. Onlar Rablerinin katında hayat sahibidirler ve O'nun nimetleriyle rızıklanırlar' (Âl-i İmrân 169).

Kütüb-i Sitte 6001