Kütüb-i Sitte

1537 numaralı hadis

وللترمذي قال: كان ابن عمر رضي الله عنهما ينكر الاشتراط في الحج ويقول: «أليس حسبكم سنة نبيكم صلى الله عليه وسلم؟» وزاد النسائي: أنه لم يشترط، فإن حبس أحدكم حابس فليأت البيت وليطف به وبين الصفا والمروة، ثم ليحلق أو ليقصر، ثم ليحل، وعليه الحج من قابل.

Nesâî'nin rivayetinde şu ziyade yer alır: "O, hiçbir zaman şart koşmamıştır. Eğer sizden biri bir mâniden dolayı haccını tamamlayamazsa, Beytullah'a giderek tavaf etsin, Safâ ve Merve arasında sa'yetsin, sonra tıraş olsun yahut saçını kısalttırsın. Böylece ihramdan çıkmış olur ve gelecek sene hacc yapıncaya kadar her şey kendisine helal olur." Şârihler, bu hadisi İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)'tan rivayet eden Tâvus ile Said İbnu Cübeyr'in de bununla amel etmediklerini belirtirler. Esâsen haccı tamamlamaya mâni bir engelle karşılaşacak olanların tâbi olacakları ihsâr ahkâmı varken, önceden koşulan şart yeni bir hak getirmiyor.

Kütüb-i Sitte 1537, Tirmizî de der ki: "İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), haccda şart koşmayı reddeder ve şöyle derdi: "Size Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in sünneti kifâyet etmiyor mu?"