Kütüb-i Sitte

5395 numaralı hadis

Câbir İbnu Atik radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Abdullah İbnu Sâbit'e geçmiş olsun ziyaretine gelmişti. Onu, (Allah'ın emri) galebe çalmış buldu. Ona seslendi. Fakat cevap alamadı. Bunun üzerine Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm istircâda bulundu, 'İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râci'ûn.' dedi ve: 'Biz yaşamanı isteriz ama Allah'ın emri bize galebe çaldı, ey Ebu'r-Rebî!' dedi. Bunun üzerine kadınlar feryat edip ağlamaya başladılar. İbnu Atik radıyallahu anh kadınları susturmaya başladı. Ancak Aleyhissalâtu vesselâm: 'Bırak onları ağlasınlar! Vâcip olduğu zaman tek ağlayan ağlamayacak.' buyurdu. 'Vâcip olan da ne?' dediler. 'Öldüğü zaman demektir.' dedi. Bunun üzerine kızı: 'Allah'a yemin olsun, elimden gelse şehit olmanı isterim. Çünkü sen cihat için gerekli teçhizatı hazırladın.' dedi. Aleyhissalâtu vesselâm da: 'Allah onun ecrini niyetine göre verdi. Siz aranızda şehit olmayı ne zannedersiniz?' buyurdular. 'Allah yolunda ölmek!' dediler. Aleyhissalâtu vesselâm açıkladı: 'Öyleyse ümmetimin şehitleri cidden azdır. Bilesiniz: Tâunda ölen şehittir, boğularak ölen şehittir, yeter ki seferi taatte olsun. Zâtülcenpten ölen şehittir. İshalden ölen şehittir, yanarak ölen şehittir, yıkık altında ölen şehittir, çocuk karnında ölen kadın şehittir.'"

Kütüb-i Sitte 5395, Muvatta, Cenâiz 36, (1, 233, 234); Ebu Dâvud, Cenâiz 15, (3111); Nesâî, Cenâiz 14, (4,13,14).