Kütüb-i Sitte

5399 numaralı hadis

عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: أُغْمِيَ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ رَوَاحَةَ، فَجَعَلَتْ أُخْتُهُ عَمْرَةُ تَبْكِي: وَاجَبَلَاهْ، وَا كَذَا، وَا كَذَا، تُعَدِّدُ عَلَيْهِ، فَقَالَ حِينَ أَفَاقَ: مَا قُلْتِ شَيْئًا إِلَّا قِيلَ لِي: آنْتَ كَذَلِكَ؟ فَلَمَّا مَاتَ لَمْ تَبْكِ عَلَيْهِ.

Nu'mân İbnu Beşîr radıyallahu anhümâ anlatıyor: "Abdullah İbnu Ravâha radıyallahu anh bayılmıştı. Kız kardeşi Amrâ ağlamaya başladı: 'Vay benim dağım, vay şuyum, vay buyum!' diye sayıp dökerek yakınıyordu. Abdullah ayıldığı zaman: 'Allah'a yemin olsun, o söylediklerini söylerken her defasında bana: Sen böyle misin? diye soruldu' dedi. Söylendiğine göre, Abdullah vefat ettiği zaman Amrâ arkasından ağlamadı."

Kütüb-i Sitte 5399, Buhârî, Megâzî, 44.