عَنْ أَبِي لَيْلَى قَالَ: كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذْ جَاءَهُ أَعْرَابِيٌّ فَقَالَ: إِنَّ لِي أَخًا وَجِعًا. قَالَ: «مَا وَجَعُ أَخِيكَ؟» قَالَ: بِهِ لَمَمٌ. قَالَ: «اذْهَبْ فَأْتِنِي بِهِ». قَالَ: فَذَهَبَ فَجَاءَ بِهِ، فَأَجْلَسَهُ بَيْنَ يَدَيْهِ، فَسَمِعْتُهُ عَوَّذَهُ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ، وَأَرْبَعِ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ الْبَقَرَةِ، وَآيَتَيْنِ مِنْ وَسَطِهَا: {وَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ}، وَآيَةِ الْكُرْسِيِّ، وَثَلَاثِ آيَاتٍ مِنْ خَاتِمَتِهَا، وَآيَةٍ مِنْ آلِ عِمْرَانَ أَحْسِبُهُ قَالَ: {شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ}، وَآيَةٍ مِنَ الْأَعْرَافِ: {إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ} الْآيَةَ، وَآيَةٍ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ: {وَمَنْ يَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ لَا بُرْهَانَ لَهُ بِهِ}، وَآيَةٍ مِنَ الْجِنِّ: {وَأَنَّهُ تَعَالَى جَدُّ رَبِّنَا مَا اتَّخَذَ صَاحِبَةً وَلَا وَلَدًا}، وَعَشْرِ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ الصَّافَّاتِ، وَثَلَاثِ آيَاتٍ مِنْ آخِرِ الْحَشْرِ، وَقُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ، وَالْمُعَوِّذَتَيْنِ، فَقَامَ الْأَعْرَابِيُّ قَدْ بَرَأَ لَيْسَ بِهِ بَأْسٌ.
Ebu Leyla el-Ensarî radıyallahu anh anlatıyor: "(Bir gün) ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın yanında otururken, Efendimize bir bedevi geldi: 'Hasta bir erkek kardeşim var' dedi. Resûlullah: 'Kardeşinin hastalığı nedir?' diye sordu. 'Kardeşimde biraz delilik var!' dedi. 'Git, onu bana getir!' buyurdular. Adam gitti, kardeşini getirdi. Resûlullah önüne oturttu. Fâtiha-i şerifeyi, Bakara suresinin başından ilk dört ayeti, ortalarından 'Ve ilâhüküm ilâhün vâhidün' ayeti ile Âyetü'l-Kürsî'yi, sonundan ise üç ayeti; Âl-i İmrân'dan bir ayeti ki bunun 'Şehidallahu ennehu lâ ilâhe illâ hû' ayeti olduğunu zannediyorum; A'râf suresinden 'İnne rabbekümüllahüllezi halaka' ayetini; Mü'minûn suresinden 'Ve men yed'u meallahi ilâhen âhara lâ burhâne lehû bihî' ayetini; Cin suresinden 'Ve ennehu teâlâ ceddü rabbinâ mettehaze sâhibeten ve lâ veleden' ayetini; Sâffât suresinin başından on ayeti, Haşir suresinin sonundan üç ayeti; Kul hüvallahu ahad suresini ve Muavvizeteyn surelerini okuyarak ona afsun yaptığını işittim. Bunun üzerine bedevi ayağa kalktı. Tamamen iyileşmişti."