Kütüb-i Sitte

4049 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، أَنَّ مَوْلَاةً لِبَنِي عَدِيٍّ يُقَالُ لَهَا زَبْرَاءُ أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا كَانَتْ تَحْتَ عَبْدٍ وَهِيَ أَمَةٌ يَوْمَئِذٍ فَعَتَقَتْ، قَالَتْ: فَأَرْسَلَتْ إِلَيَّ حَفْصَةُ زَوْجُ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَدَعَتْنِي، فَقَالَتْ: إِنِّي مُخْبِرَتُكِ خَبَرًا وَلَا أُحِبُّ أَنْ تَصْنَعِي شَيْئًا، إِنَّ أَمْرَكِ بِيَدِكِ مَا لَمْ يَمْسَسْكِ زَوْجُكِ، فَإِنْ مَسَّكِ فَلَيْسَ لَكِ مِنَ الْأَمْرِ شَيْءٌ. قَالَتْ: فَقُلْتُ: هُوَ الطَّلَاقُ، ثُمَّ الطَّلَاقُ، ثُمَّ الطَّلَاقُ. فَفَارَقَتْهُ ثَلَاثًا.

İmam Malik'e ulaştığına göre: Benî Adiyy'e ait Zebrâ adlı bir câriye, bir kölenin nikâhı altında idi. Kendisi âzat edilince, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ın zevce-i pâkleri, Ümmü'l-mü'minîn Hafsa radıyallahu anhâ ona haber salıp yanına çağırttı ve dedi ki: "Sana bir haber vereceğim; fakat herhangi bir şey yapmanı istemem. Kocan sana temas etmedikçe muhayyersin. Eğer sana temas ederse artık muhayyerliğin kalmaz." Böyle bir hakkının varlığını öğrenen kadın derhal: "O boştur, yine boştur, yine boştur" diyerek kocasını üç talâkla boşadı.

Kütüb-i Sitte 4049, Muvatta, Talak 27, (2, 563).