Kütüb-i Sitte

610 numaralı hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ، وَاللَّفْظُ لَهُ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ كُهَيْلٍ، عَنْ مُسْلِمٍ الْبَطِينِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: كَانَتِ الْمَرْأَةُ تَطُوفُ بِالْبَيْتِ وَهِيَ عُرْيَانَةٌ، فَتَقُولُ: مَنْ يُعِيرُنِي تِطْوَافًا؟ تَجْعَلُهُ عَلَى فَرْجِهَا، وَتَقُولُ: الْيَوْمَ يَبْدُو بَعْضُهُ أَوْ كُلُّهُ، فَمَا بَدَا مِنْهُ فَلَا أُحِلُّهُ. فَنَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ: {خُذُوا زِينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ}.

İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Cahiliye devrinde kadın, Kâbe-i Muazzama'yı çıplak olarak tavaf eder ve şöyle derdi: 'Bana kim ödünç bir tavaf elbisesi verecek?' Elbiseyi fercinin üzerine koyar ve: 'Bugün bir kısmı veya tamamı görülür; ama ondan açılanı helâl etmem' derdi. Bu tatbikatla ilgili olarak şu âyet indi: 'Ey Âdemoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyerek gidin, yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah müsrifleri sevmez' (A'râf, 31)."

Kütüb-i Sitte 610, Müslim, Tefsir 25, (3028); Nesâî, Hacc 131, (5,233, 234).