حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَرَأَ هَذِهِ الْآيَةَ: {فَلَمَّا تَجَلَّى رَبُّهُ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُ دَكًّا}. قَالَ حَمَّادٌ: هَكَذَا، وَأَمْسَكَ سُلَيْمَانُ بِطَرَفِ إِبْهَامِهِ عَلَى أَنْمُلَةِ إِصْبَعِهِ الْيُمْنَى، قَالَ: فَسَاخَ الْجَبَلُ، {وَخَرَّ مُوسَى صَعِقًا}.
Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şu âyeti okudu: 'Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir etti' (A'râf, 143). Hadisi rivayet eden Hammâd: 'Böyle' dedi. Hammâd'dan rivayeti yapan Süleyman b. Harb, tecellinin hafifliğini göstermek için başparmağının ucunu sağ elinin bir parmağının ucuna değdirerek gösterdi. Resûlullah ilâve etti: 'Dağ çöktü ve Musa baygın düştü.'"