Kütüb-i Sitte

816 numaralı hadis

Havle bintu Mâlik İbni Sa'lebe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: "Kocam Evs İbnu's-Sâmit bana zıhârda bulunmuştu. Derhal Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e şikâyete geldim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a durumu arz edince bana: "Allah'tan kork, o senin amcaoğlundur" diye onun hakkında beni iknâya çalışıyordu. Ben ısrarıma devam ettim. Derken âyet nazil oldu. "(Habibim) zevci hakkında seninle direşip duran (nihayet hâlinden) Allah'a şikâyet etmekte olan kadının sözünü umduğu veçhile Allah dinlemiştir..." (Mücâdele, 1). Vahiy üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Kocan bir köle âzâd eder" buyurdu. Ben: "- Onun kölesi yok!" dedim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Öyleyse art arda iki ay oruç tutar" dedi. Ben tekrar: "- Ey Allah'ın Resûlü, kocam çok yaşlıdır, oruca tahammül edemez!" dedim. "Öyleyse, dedi, altmış fakir doyursun!" "- Onun elinde, dedim, sadaka olarak verecek hiçbir şeyi yok, (nasıl altmış fakir doyuracak?)" "Öyleyse, dedi, ona ben yardım edeyim. Şu bir arak hurmayı al götür!" "- Ey Allah'ın Resûlü, dedim, diğer bir arakı da ben verip ona yardım edeyim." "Güzel söyledin, dedi, git bunlarla ona bedel altmış fakiri doyur. Sonra da (eski nikâhınla) amcaoğluna dön!" Râvi bir arakın altmış sa' miktarında bir ölçek olduğunu belirtti.

Kütüb-i Sitte 816, Ebü Dâvud, Talâk 17, (2214).