أَنَّ الْمُشْرِكِينَ قَالُوا لِرَسُولِ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: انْسُبْ لَنَا رَبَّكَ. فَأَنْزَلَ اللَّهُ: قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ، اللَّهُ الصَّمَدُ. فَالصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ؛ لِأَنَّهُ لَيْسَ شَيْءٌ يُولَدُ إِلَّا سَيَمُوتُ، وَلَيْسَ شَيْءٌ يَمُوتُ إِلَّا سَيُورَثُ، وَإِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ لَا يَمُوتُ وَلَا يُورَثُ. لَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ. قَالَ: لَمْ يَكُنْ لَهُ شَبِيهٌ وَلَا عِدْلٌ، وَلَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ.
Übey İbnu Ka'b (radıyallahu anh) anlatıyor: "Müşrikler, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e: 'Rabbini bize tavsif et (tanıt)!' dediler. Bunun üzerine İhlâs sûresi indi: 'De ki: O, Allah'tır, birdir. Allah sameddir (hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır). Doğurmamıştır, doğurulmamıştır. Hiçbir şey O'nun dengi ve benzeri değildir' (1-4). Übey (radıyallahu anh) bu sûrede geçen bazı tabirleri şöyle açıkladı: 'Samed, doğurmayan ve doğurulmayan demektir. Çünkü doğan her şey mutlaka ölecektir. Ölen her şeye vâris olunacaktır. Allah ise ne ölür ne de O'na vâris olunur. Hiçbir şey O'nun dengi ve benzeri değildir âyeti de O'na bir benzer, bir denk olmadığını, Allah'a benzeyen hiçbir şey bulunmadığını ifade eder.'"