حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي التَّيَّاحِ، قَالَ سَمِعْتُ حُمْرَانَ بْنَ أَبَانَ، يُحَدِّثُ عَنْ مُعَاوِيَةَ، قَالَ إِنَّكُمْ لَتُصَلُّونَ صَلاَةً، لَقَدْ صَحِبْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمَا رَأَيْنَاهُ يُصَلِّيهَا، وَلَقَدْ نَهَى عَنْهُمَا، يَعْنِي الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعَصْرِ.
Muâviye’nin şöyle dediği nakledilmiştir: "Siz öyle bir namaz kılıyorsunuz ki biz Allah Resulü ile birlikte bulunduğumuz halde onun bu namazı kıldığını görmedik. Üstelik o, bu iki rekâtı yasakladı." Muâviye bununla ikindi namazından sonra kılınan iki rekâtı kastetmiştir.