حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ هِشَامِ بْنِ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقُولُ عِنْدَ الْكَرْبِ " لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ السَّمَوَاتِ، وَرَبُّ الأَرْضِ، وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ ". وَقَالَ وَهْبٌ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ عَنْ قَتَادَةَ مِثْلَهُ.
İbn Abbas'tan nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sıkıntı hâlinde şöyle dua ederdi: La ilahe illallahu'l-Azimu'l-Halim, la ilahe illallahu Rabbi'l-Arşi'l-Azim, la ilahe illallahu Rabbi's-semavati ve Rabbi'l-ardi ve Rabbi'l-Arşi'l-Kerim. Meali: "Azim ve halim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce arşın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur. Göklerin, yerin ve kerim arşın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur." Fethu'l-Bari Açıklaması: Âlimler hadiste zikri geçen "Halim" kelimesini, cezalandırmaya gücü olduğu hâlde bunu erteleyen diye anlamışlardır. "Azim" ise üstünde kimsenin olmadığı demektir. "Kerim"e gelince, fazlıyla veren anlamındadır. Esma-i hüsna şerhedilirken bunlar daha fazla izah edilecektir. Tibi bu zikirde "Rab" kelimesinin özellikle kullanıldığını; zira bunun sıkıntıyı gidermek için daha uygun düştüğünü söylemiştir. Çünkü sıkıntı ya da sıkıntının giderilmesi de terbiyenin bir parçasıdır. Bu zikirde tevhidi de içeren tehlil söz konusudur. Bu en yüce tenzihtir. Allah'ın kudretini tam olarak gösteren bir yüceltmedir. İlmi de gösteren bir merhamettir. Zira cahilden merhamet ve cömertlik beklenmez. Azamet ve hilim, cömertlik vasıflarının en önemlileridir. Taberi'nin belirttiğine göre İbn Abbas'ın "dua ediyor" sözüne rağmen rivayette tehlil ve tazimin yer alması iki şekilde yorumlanabilir: İlk olarak dua öncesinde Resulullah s.a.v.'in Allah'ı tehlil ve tazim ettiği düşünülebilir. Yusuf İbn Abdillah İbn Haris'ten nakledilen rivayette "sonra dua etti" ifadesi açıkça yer almaktadır. Yine Taberi'nin A'meş vasıtasıyla İbrahim'den aktardığına göre, kişi dua öncesinde Allah'ı överse icabet edileceğinin, övgü öncesinde dua ederse icabetin umulacağının söylenmesi de yukarıdaki kanaati teyit etmektedir. İkinci yorum ise İbn Uyeyne'ye aittir. İbn Uyeyne'ye "Resulullah s.a.v. Arafat'ta genelde 'Ortağı bulunmayan Allah'tan başka ilah yoktur' diye dua ederdi" hadisi sorulunca, burada duanın değil zikrin söz konusu olduğunu; ancak kudsi bir hadiste "Beni zikrettiği için dua edemeyene, dua edenlere verdiğimden daha güzelini veririm" buyurulduğunu söylemiştir. Bana göre Sa'd İbn Ebi Vakkas'ın merfu olarak naklettiği şu hadis ikinci ihtimali desteklemektedir: "Zü'n-nun, Hz. Yunus, balığın karnındayken şöyle dua etmiştir: 'Senden başka ilah yoktur. Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim. Ben de zalimlerden biriyim.' Bir Müslüman böyle dua ederse duası mutlaka kabul edilir." Bu hadis Tirmizi, Nesai ve Hakim tarafından nakledilmiştir. Hakim'in rivayetinde "Oradakilerden biri, 'Bu Yunus'a mı özeldir, yoksa tüm Müslümanlar için de geçerli midir?' diye sorunca Resulullah s.a.v., 'İşte biz müminleri böyle kurtarırız' (Enbiya 88) ayetini işitmediniz mi?" diye cevap vermiştir lafzı yer almaktadır. İbn Ebi'd-Dünya, el-Ferec ba'de'ş-şidde adlı eserinde şu rivayeti kaydetmektedir: "Velid İbn Abdilmelik, Osman İbn Hibban'a Hasan İbn Hasan'ı yakalayıp halkın önünde yüz celde vurmasını emretmiştir. Hasan yakalanıp huzura getirilince Ali İbn Hüseyin ayağa kalkıp 'Allah'ın seni kurtaracağı bir şeyler söyle' demiştir. O da bu sözleri söylemiştir. Bunun üzerine Osman kafasını kaldırıp Hasan'a iftira atıldığını söylemiş ve serbest bırakılmasını istemiştir. Emirü'l-müminine durumu kendisinin arz edeceğini açıklamıştır." Nesai ve Taberi'nin naklettiğine göre Abdullah İbn Cafer, kızını evlendirdiği zaman başına bir iş geldiğinde "Halim ve kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce arşın Rabbi olan Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun" demesini öğütlemiştir. Hasan yukarıdaki sözleri söylediği zaman Haccac, "Ben seni öldürmek amacındaydım. Şimdi ise şundan şundan daha sevimli geliyorsun" demiştir. Hatta bir rivayette "İhtiyacın varsa söyle" ilavesi yer almaktadır. Ebu Davud ve İbn Hibban'ın naklettiğine göre sıkıntı hâlinde "Allah'ım! Rahmetini diliyorum. Bir an bile beni kendime bırakma. Benim sıkıntımı gider. Senden başka ilah yoktur" diye dua edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.