حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، وَكَانَ قَائِدَ كَعْبٍ مِنْ بَنِيهِ حِينَ عَمِيَ، قَالَ: سَمِعْتُ كَعْبَ بْنَ مَالِكٍ، فِي حَدِيثِهِ: {عَلَى الثَّلَاثَةِ الَّذِينَ خُلِّفُوا}، قَالَ فِي آخِرِ حَدِيثِهِ: إِنَّ مِنْ تَوْبَتِي أَنِّي أَنْخَلِعُ مِنْ مَالِي صَدَقَةً إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم: «أَمْسِكْ عَلَيْكَ بَعْضَ مَالِكَ، فَهْوَ خَيْرٌ لَكَ».
Abdullah b. Ka'b b. Malik şöyle anlatmıştır: Bu Abdullah, babası Ka'b b. Malik'in gözleri görmez olduğu zaman oğulları arasında onun elinden tutup götüren kişiydi. Abdullah şöyle demiştir: Babam Ka'b b. Malik'ten işittim. Tebük gazvesinden geri kalması hakkındaki uzun hadisinin sonunda şöyle dedi: "Allah ve Resulünün rızası uğrunda sadaka olmak üzere malımın hepsinden sıyrılıp vazgeçmem tövbemdendir." Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Malının bir kısmını kendinde tut; bu senin için daha hayırlıdır" buyurdu.