إِنَّ الشَّيْطَانَ لَيَتَمَثَّلُ فِي صُورَةِ الرَّجُلِ فَيَأْتِي الْقَوْمَ فَيُحَدِّثُهُمْ بِالْحَدِيثِ مِنَ الْكَذِبِ فَيَتَفَرَّقُونَ فَيَقُولُ الرَّجُلُ مِنْهُمْ سَمِعْتُ رَجُلاً أَعْرِفُ وَجْهَهُ وَلاَ أَدْرِي مَا اسْمُهُ يُحَدِّثُ
Bana Ebû Saîd el-Eşecc dahi rivâyet etti. Dedi ki: Bize Vekî' rivâyet etti. Dedi ki: Bize A'meş, Müseyyeb b. Râfi'den, o da Âmir b. Abede'den naklen rivâyet etti. Âmir şöyle dedi: Abdullah dedi ki: «Şeytan insan kılığına girerek cemâate gelir de onlara yalandan hadîs söyler. Az sonra o cemâat dağılır. Onlardan bazısı: 'Bir adam dinledim; yüzünü tanıyorum ama adının ne olduğunu bilmiyorum; hadîs söylüyordu,' der.»