وَذَكَرَ زِيَادَ بْنَ مَيْمُونٍ فَقَالَ حَلَفْتُ أَلاَّ أَرْوِيَ عَنْهُ شَيْئًا وَلاَ عَنْ خَالِدِ بْنِ مَحْدُوجٍ وَقَالَ لَقِيتُ زِيَادَ بْنَ مَيْمُونٍ فَسَأَلْتُهُ عَنْ حَدِيثٍ فَحَدَّثَنِي بِهِ عَنْ بَكْرٍ الْمُزَنِيِّ ثُمَّ عُدْتُ إِلَيْهِ فَحَدَّثَنِي بِهِ عَنْ مُوَرِّقٍ ثُمَّ عُدْتُ إِلَيْهِ فَحَدَّثَنِي بِهِ عَنِ الْحَسَنِ وَكَانَ يَنْسُبُهُمَا إِلَى الْكَذِبِ قَالَ الْحُلْوَانِيُّ سَمِعْتُ عَبْدَ الصَّمَدِ وَذَكَرْتُ عِنْدَهُ زِيَادَ بْنَ مَيْمُونٍ فَنَسَبَهُ إِلَى الْكَذِبِ
Bize el-Hasan el-Hulvani de tahdis edip dedi ki: Yezid b. Harun'u dinledim. Ziyad b. Meymun'u söz konusu ederek dedi ki: Hem ondan hem de Halid b. Mahduc'dan hiçbir şey rivayet etmeyeceğime dair yemin ettim. Şunları da söyledi: Ziyad b. Meymun ile karşılaştım. Ona bir hadis hakkında sordum. O hadisi bana Bekr el-Müzeni'den tahdis etti. Sonra tekrar ona aynı şeyi sordum; bu sefer o hadisi bana Muverrik'ten tahdis etti. Tekrar ona aynısını sordum; bu sefer o hadisi bana el-Hasan'dan tahdis etti. O, her ikisini de yalancılıkla itham ederdi. El-Hulvani dedi ki: Abdüssamed'i, yanında Ziyad b. Meymun'u söz konusu ettiğim bir sırada, onu yalancılıkla itham ederken dinledim.