حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عُثْمَانَ، حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي خَالِدٍ - عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ يَزَالُ هَذَا الدِّينُ قَائِمًا حَتَّى يَكُونَ عَلَيْكُمُ اثْنَا عَشَرَ خَلِيفَةً كُلُّهُمْ تَجْتَمِعُ عَلَيْهِ الأُمَّةُ " . فَسَمِعْتُ كَلاَمًا مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَمْ أَفْهَمْهُ قُلْتُ لأَبِي مَا يَقُولُ قَالَ " كُلُّهُمْ مِنْ قُرَيْشٍ " .
Câbir b. Semure (r.a) şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'i şöyle buyururken işittim: "Etrafında bütün ümmetin toplanacağı on iki halife başınıza gelinceye kadar bu din ayakta kalmaya devam edecektir." Rasûlullah (s.a.v.)'den bir söz duydum ama anlamadım. Babama: "Rasûlullah ne diyor?" dedim. "Hepsi Kureyş'tendir" buyurduğunu söyledi.
Sunan Abu Dawud 4279
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنْ عَامِرٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ يَزَالُ هَذَا الدِّينُ عَزِيزًا إِلَى اثْنَىْ عَشَرَ خَلِيفَةً " . قَالَ فَكَبَّرَ النَّاسُ وَضَجُّوا ثُمَّ قَالَ كَلِمَةً خَفِيَّةً قُلْتُ لأَبِي يَا أَبَةِ مَا قَالَ قَالَ " كُلُّهُمْ مِنْ قُرَيْشٍ " .
Câbir b. Semure (r.a) şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'i şunları söylerken işittim: "On iki halifeye kadar bu din aziz olarak devam edecektir." Bunun üzerine insanlar tekbir getirdiler ve gürültü çıkardılar. Sonra Rasûlullah sessizce bir şey söyledi. Babama: "Babacığım, Rasûlullah ne dedi?" dedim. "Hepsi Kureyş'tendir" buyurduğunu söyledi.
Sunan Abu Dawud 4280
حَدَّثَنَا ابْنُ نُفَيْلٍ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا زِيَادُ بْنُ خَيْثَمَةَ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ سَعِيدٍ الْهَمْدَانِيُّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، بِهَذَا الْحَدِيثِ زَادَ فَلَمَّا رَجَعَ إِلَى مَنْزِلِهِ أَتَتْهُ قُرَيْشٌ فَقَالُوا ثُمَّ يَكُونُ مَاذَا قَالَ " ثُمَّ يَكُونُ الْهَرْجُ " .
Esved b. Saîd el-Hemedânî, Câbir b. Semure (r.a)'den bu hadisi rivayet etti ve şunu ilâve etti: Rasûlullah evine dönünce Kureyşliler ona gelip: "Sonra ne olacak?" dediler. "Sonra fitne ve iç savaş olacak" buyurdu.
Sunan Abu Dawud 4281
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ عُبَيْدٍ، حَدَّثَهُمْ ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، - يَعْنِي ابْنَ عَيَّاشٍ ح وَحَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا زَائِدَةُ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ فِطْرٍ، - الْمَعْنَى وَاحِدٌ - كُلُّهُمْ عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ زِرٍّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَوْ لَمْ يَبْقَ مِنَ الدُّنْيَا إِلاَّ يَوْمٌ " . قَالَ زَائِدَةُ فِي حَدِيثِهِ " لَطَوَّلَ اللَّهُ ذَلِكَ الْيَوْمَ " . ثُمَّ اتَّفَقُوا " حَتَّى يَبْعَثَ فِيهِ رَجُلاً مِنِّي " . أَوْ " مِنْ أَهْلِ بَيْتِي يُوَاطِئُ اسْمُهُ اسْمِي وَاسْمُ أَبِيهِ اسْمَ أَبِي " . زَادَ فِي حَدِيثِ فِطْرٍ " يَمْلأُ الأَرْضَ قِسْطًا وَعَدْلاً كَمَا مُلِئَتْ ظُلْمًا وَجَوْرًا " . وَقَالَ فِي حَدِيثِ سُفْيَانَ " لاَ تَذْهَبُ أَوْ لاَ تَنْقَضِي الدُّنْيَا حَتَّى يَمْلِكَ الْعَرَبَ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ بَيْتِي يُوَاطِئُ اسْمُهُ اسْمِي " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ لَفْظُ عُمَرَ وَأَبِي بَكْرٍ بِمَعْنَى سُفْيَانَ .
Bize Müsedded haber verdi; Ömer b. Ubeyd'in kendilerine haber verdiğini söyledi. Bize Muhammed b. el-Alâ haber verdi; bize Ebû Bekir, yani İbn Ayyaş haber verdi. Bize Müsedded haber verdi; bize Yahya, Süfyân'dan haber verdi. Bize Ahmed b. İbrahim haber verdi; bize Ubeydullah b. Musa haber verdi; bize Zâide haber verdi. Bize Ahmed b. İbrahim haber verdi; bana Ubeydullah b. Musa, Fıtr'dan haber verdi. Rivayetlerin manası aynıdır. Bunların hepsi Âsım'dan, Âsım Zirr'den, o da Abdullah'tan, Abdullah da Peygamber'den (s.a.v.) rivayet etmiştir. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Dünyadan sadece bir gün kalsa..." Zâide kendi hadisinde, "Allah o günü uzatır" dedi. Sonra bütün raviler şu ifadede birleştiler: "Nihayet o günde benden bir adamı" veya "ehl-i beytimden, adı adıma ve babasının adı babamın adına uyan bir adamı gönderir." Fıtr'ın hadisinde şu ilave vardır: "Yeryüzünü, zulüm ve haksızlıkla doldurulduğu gibi, doğruluk ve adaletle doldurur." Süfyân'ın hadisinde ise şöyle denilmiştir: "Ehl-i beytimden, adı adıma uyan bir adam Araplara hükmedinceye kadar dünya sona ermez veya tükenmez." Ebû Dâvûd dedi ki: Ömer ile Ebû Bekir'in rivayetlerinin lafzı, mana bakımından Süfyân'ın rivayeti gibidir.
Sunan Abu Dawud 4282
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ دُكَيْنٍ، حَدَّثَنَا فِطْرٌ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ أَبِي بَزَّةَ، عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، عَنْ عَلِيٍّ، - رضى الله تعالى عنه - عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَوْ لَمْ يَبْقَ مِنَ الدَّهْرِ إِلاَّ يَوْمٌ لَبَعَثَ اللَّهُ رَجُلاً مِنْ أَهْلِ بَيْتِي يَمْلأُهَا عَدْلاً كَمَا مُلِئَتْ جَوْرًا " .
Ali b. Ebî Talib'den (r.a.); Rasûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Dünyanın ömründen sadece bir gün kalsa bile Allah benim ehl-i beytimden bir adam gönderecektir. O, dünyayı daha önce zulümle doldurulduğu gibi adaletle dolduracaktır."
Sunan Abu Dawud 4283
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو الْمَلِيحِ الْحَسَنُ بْنُ عُمَرَ، عَنْ زِيَادِ بْنِ بَيَانٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ نُفَيْلٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الْمَهْدِيُّ مِنْ عِتْرَتِي مِنْ وَلَدِ فَاطِمَةَ " . قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ وَسَمِعْتُ أَبَا الْمَلِيحِ يُثْنِي عَلَى عَلِيِّ بْنِ نُفَيْلٍ وَيَذْكُرُ مِنْهُ صَلاَحًا .
Ümmü Seleme (r.a.) şöyle demiştir: Rasûlullah'ı (s.a.v.) şöyle buyururken işittim: "Mehdî benim ailemden, Fâtıma'nın evlatlarındandır." Abdullah b. Cafer şöyle demiştir: Ebü'l-Melîh'i, Ali b. Nüfeyl'i överken ve onun iyi hâlinden söz ederken işittim.
Sunan Abu Dawud 4284
حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ تَمَّامِ بْنِ بَزِيعٍ، حَدَّثَنَا عِمْرَانُ الْقَطَّانُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْمَهْدِيُّ مِنِّي أَجْلَى الْجَبْهَةِ أَقْنَى الأَنْفِ يَمْلأُ الأَرْضَ قِسْطًا وَعَدْلاً كَمَا مُلِئَتْ جَوْرًا وَظُلْمًا يَمْلِكُ سَبْعَ سِنِينَ " .
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Mehdî bendendir. O açık alınlı ve kemerli burunludur. Yeryüzünü, zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi adalet ve hakkaniyetle dolduracak ve yedi sene hüküm sürecektir."
Sunan Abu Dawud 4285
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ صَالِحٍ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ صَاحِبٍ، لَهُ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " يَكُونُ اخْتِلاَفٌ عِنْدَ مَوْتِ خَلِيفَةٍ فَيَخْرُجُ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ هَارِبًا إِلَى مَكَّةَ فَيَأْتِيهِ نَاسٌ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ فَيُخْرِجُونَهُ وَهُوَ كَارِهٌ فَيُبَايِعُونَهُ بَيْنَ الرُّكْنِ وَالْمَقَامِ وَيُبْعَثُ إِلَيْهِ بَعْثٌ مِنَ الشَّامِ فَيُخْسَفُ بِهِمْ بِالْبَيْدَاءِ بَيْنَ مَكَّةَ وَالْمَدِينَةِ فَإِذَا رَأَى النَّاسُ ذَلِكَ أَتَاهُ أَبْدَالُ الشَّامِ وَعَصَائِبُ أَهْلِ الْعِرَاقِ فَيُبَايِعُونَهُ بَيْنَ الرُّكْنِ وَالْمَقَامِ ثُمَّ يَنْشَأُ رَجُلٌ مِنْ قُرَيْشٍ أَخْوَالُهُ كَلْبٌ فَيَبْعَثُ إِلَيْهِمْ بَعْثًا فَيَظْهَرُونَ عَلَيْهِمْ وَذَلِكَ بَعْثُ كَلْبٍ وَالْخَيْبَةُ لِمَنْ لَمْ يَشْهَدْ غَنِيمَةَ كَلْبٍ فَيَقْسِمُ الْمَالَ وَيَعْمَلُ فِي النَّاسِ بِسُنَّةِ نَبِيِّهِمْ صلى الله عليه وسلم وَيُلْقِي الإِسْلاَمُ بِجِرَانِهِ إِلَى الأَرْضِ فَيَلْبَثُ سَبْعَ سِنِينَ ثُمَّ يُتَوَفَّى وَيُصَلِّي عَلَيْهِ الْمُسْلِمُونَ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ قَالَ بَعْضُهُمْ عَنْ هِشَامٍ " تِسْعَ سِنِينَ " . وَقَالَ بَعْضُهُمْ " سَبْعَ سِنِينَ " .
Rasûlullah'ın (s.a.v.) hanımı Ümmü Seleme'den (r.a.), Rasûlullah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bir halife öldüğünde kargaşa çıkacak. Medinelilerden birisi Medine'den çıkıp Mekke'ye kaçacak. Mekkelilerden bazı insanlar onu bulunduğu yerden çıkarıp istemediği hâlde Rükün ile Makam-ı İbrahim arasında ona biat edecekler. Şam'dan onun üzerine bir ordu gönderilecek, fakat o ordu Mekke ile Medine arasındaki Beydâ denilen yerde yere batacak. İnsanlar bunu görünce Şam'ın ebdâli ve Irak halkının asâibi ona gelip Rükün ile Makam-ı İbrahim arasında biat edecekler. Sonra Kureyş'ten, dayıları Kelb kabilesinden olan bir adam çıkıp biat edenlerin üzerine bir ordu gönderecek. Fakat biat edenler bu orduya galip gelecekler. Bu, Kelb'in ordusudur. Kelb'in ganimetinde hazır bulunmayana yazık! Halife olan zat malı taksim edecek, insanlar arasında Nebilerinin sünnetiyle amel edecek ve İslâmiyet yeryüzüne tamamen yerleşecek. Yedi sene kalıp sonra vefat edecek ve Müslümanlar onun cenaze namazını kılacaklar." Ebû Dâvûd der ki: "Bazıları Hişâm'dan rivayetle 'dokuz sene', bazıları da 'yedi sene' dedi."
Sunan Abu Dawud 4286
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، عَنْ هَمَّامٍ، عَنْ قَتَادَةَ، بِهَذَا الْحَدِيثِ وَقَالَ " تِسْعَ سِنِينَ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَقَالَ غَيْرُ مُعَاذٍ عَنْ هِشَامٍ " تِسْعَ سِنِينَ " .
Bize Hârûn b. Abdullah haber verdi; bize Hemmâm'dan naklen Abdüssamed haber verdi. Hemmâm da Katâde'den bu hadisi rivayet etti ve "dokuz sene" dedi. Ebû Dâvûd der ki: Muâz'ın dışındaki raviler de Hişâm'dan "dokuz sene" diye rivayet ettiler.
Sunan Abu Dawud 4287
حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْعَوَّامِ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ وَحَدِيثُ مُعَاذٍ أَتَمُّ .
Bize İbnü'l-Müsenna haber verdi. Bize Amr b. Asım haber verdi. Bize Ebû'l-Avvâm haber verdi. Bize Katâde, Ebû'l-Halil'den, o Abdullah b. Haris'ten, o da Ümmü Seleme (r.a.) vasıtasıyla Rasûlullah (s.a.v.)'den bu (yukarıdaki 4287.) hadisi rivayet etti. Muâz'ın hadisi daha mükemmeldir.
Sunan Abu Dawud 4288
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ رُفَيْعٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ ابْنِ الْقِبْطِيَّةِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِقِصَّةِ جَيْشِ الْخَسْفِ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَكَيْفَ بِمَنْ كَانَ كَارِهًا قَالَ " يُخْسَفُ بِهِمْ وَلَكِنْ يُبْعَثُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَلَى نِيَّتِهِ " .
Ümmü Seleme (r.a.), Rasûlullah (s.a.v.)'den (Mekke ile Medine arasında) batırılacak olanların kıssasını haber verip şöyle devam etti: "Yâ Rasûlullah, bu orduya istemeyerek, zorla götürülen ne olacak?" dedim. Rasûlullah (s.a.v.): "Öbürleriyle birlikte o da batırılacak, ama kıyamet günü niyetine göre diriltilecektir." buyurdu.
Sunan Abu Dawud 4289
قَالَ عَلِيٌّ ؓ وَنَظَرَ إِلَى ابْنِهِ الْحَسَنِ فَقَالَ إِنَّ ابْنِي هَذَا سَيِّدٌ كَمَا سَمَّاهُ النَّبِيُّ ﷺ وَسَيَخْرُجُ مِنْ صُلْبِهِ رَجُلٌ يُسَمَّى بِاسْمِ نَبِيِّكُمْ يُشْبِهُهُ فِي الْخُلُقِ وَلاَ يُشْبِهُهُ فِي الْخَلْقِ ثُمَّ ذَكَرَ قِصَّةَ يَمْلأُ الأَرْضَ عَدْلاً
Ebû İshak'tan rivayet edildiğine göre Ali (r.a.), oğlu Hasan'a bakıp şöyle demiştir: "Benim şu oğlum, Rasûlullah'ın (s.a.v.) adlandırdığı gibi seyyiddir. Onun sulbünden, adı Peygamberinizin adı olan, ona yaratılışta değil, huyda benzeyen bir adam çıkacaktır." Sonra dünyayı adaletle dolduracağına dair kıssayı zikretti.
Sunan Abu Dawud 4290