حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالشُّفْعَةِ فِي كُلِّ مَا لَمْ يُقْسَمْ، فَإِذَا وَقَعَتِ الْحُدُودُ وَصُرِّفَتِ الطُّرُقُ فَلاَ شُفْعَةَ.
Cabir İbn Abdullah’tan nakledildiğine göre Allah Resulü, taksim edilmemiş her şeyde şuf‘a hakkı bulunduğuna hükmetti. Sınırlar belirlenip yollar ayrıldığında ise şuf‘a hakkı yoktur.
Sahih al Bukhari 2257
حَدَّثَنَا الْمَكِّيُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ مَيْسَرَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الشَّرِيدِ، قَالَ وَقَفْتُ عَلَى سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، فَجَاءَ الْمِسْوَرُ بْنُ مَخْرَمَةَ فَوَضَعَ يَدَهُ عَلَى إِحْدَى مَنْكِبَىَّ إِذْ جَاءَ أَبُو رَافِعٍ مَوْلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا سَعْدُ ابْتَعْ مِنِّي بَيْتَىَّ فِي دَارِكَ. فَقَالَ سَعْدٌ وَاللَّهِ مَا أَبْتَاعُهُمَا. فَقَالَ الْمِسْوَرُ وَاللَّهِ لَتَبْتَاعَنَّهُمَا. فَقَالَ سَعْدٌ وَاللَّهِ لاَ أَزِيدُكَ عَلَى أَرْبَعَةِ آلاَفٍ، مُنَجَّمَةٍ أَوْ مُقَطَّعَةٍ. قَالَ أَبُو رَافِعٍ لَقَدْ أُعْطِيتُ بِهَا خَمْسَمِائَةِ دِينَارٍ، وَلَوْلاَ أَنِّي سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الْجَارُ أَحَقُّ بِسَقَبِهِ ". مَا أَعْطَيْتُكَهَا بِأَرْبَعَةِ آلاَفٍ، وَأَنَا أُعْطَى بِهَا خَمْسَمِائَةِ دِينَارٍ. فَأَعْطَاهَا إِيَّاهُ.
Amr İbnü’ş-Şerid’den nakledildiğine göre Sa‘d İbn Ebu Vakkas’ın yanında bulunuyordu. Misver İbn Mahrame gelip elini onun omuzlarından birine koydu. Bu sırada Nebi’nin azatlısı Ebu Rafi‘ geldi ve, "Ey Sa‘d! Senin evinin içinde bulunan iki evimi benden satın al," dedi. Sa‘d, "Vallahi onları satın almam," dedi. Misver, "Vallahi onları mutlaka satın alacaksın," dedi. Sa‘d, "Vallahi, taksitler hâlinde olmak üzere dört bin dirhemden fazla vermem," dedi. Ebu Rafi‘, "Bana bu evler için beş yüz dinar teklif edildi. Nebi’nin, ‘Komşu, yakınlığı sebebiyle daha çok hak sahibidir,’ buyurduğunu işitmemiş olsaydım, bana beş yüz dinar teklif edilmişken onları sana dört bin dirheme vermezdim," dedi ve evleri ona verdi.
Sahih al Bukhari 2258
حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو عِمْرَانَ، قَالَ سَمِعْتُ طَلْحَةَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنَّ لِي جَارَيْنِ، فَإِلَى أَيِّهِمَا أُهْدِي قَالَ " إِلَى أَقْرَبِهِمَا مِنْكِ بَابًا ".
Aişe’den nakledildiğine göre Allah Resulü’ne, "Ey Allah’ın Resulü! İki komşum var. Hangisine hediye vereyim?" diye sordu. Allah Resulü, "Kapısı sana daha yakın olana," buyurdu.
Sahih al Bukhari 2259